Category Archives: odtü

Üniversiteden atılma geri mi geliyor?

2011’de onaylanan Torba Yasa ile, YÖK tarafından ön görülen maksimum sürede (14 dönem) mezun olamayan öğrencilerin okul ile ilişkilerinin kesilip kayıtlarının silinmesi uygulaması kalkmıştı.

Bugün ( 8 aralık 2013), Edirne’de bir törene katılan başbakan Recep Tayyip Erdoğan, okuldan atılma uygulamasının geri geleceğinin sinyallerini verdi. Başbakanın açıklamasından alıntılar şöyle:

‘Üniversiteleri terör alanına çevirdiler…’

Kardeşim, kardeşim, bak kardeşim. Biz üniversitelerde defaatle af ilan ettik. Ama bu aflarda yolsuzluklar var. Şu anda sınırsız af diye bir şey tanımıyoruz. Çünkü bu öğrenciler üniversiteleri terör alanına çevirdiler. Belli bir yılda üniversiteyi bitiren bitirecek, bitirmeyen kusura bakmasın. Artık diyor ki ‘ben nasıl olsa üniversite öğrencisiyim.’ Kardeşim 6 yılda bitireceksen bitir, 7-8-9 yıl sınırsız böyle bir şey olur mu?

‘Bitiremezsen güle güle’

Şunu iyi bilmemiz lazım. Öğrenci terör alanına çeviren değildir. Öğrenci öğrenciliğini bilecek. Okuyacak okulunu bitirecek. Onun için de artık hedef koyuyoruz. 6-7 yıl bitirdin, bitirdin. Bitiremediğin takdirde artık güle güle. Bir çok terör eylemlerine karışmış olanlar bu tür aflardan istifade etmek suretiyle, okullarımızı çok zor berbat duruma getirdiler. İstiyoruz ki bu ülkenin gençliği, bilgisayarına kitabına kilitlensin ve diğer ülkelerle yarışır hale gelsin. Bu adımları atarken harç dediler, harcı kaldırdık. Üniversitelerde harç alınmıyor.

 

odtu_orman

Bağzı Gurbetçi Öğrencilerden ODTÜ ile Dayanışma Mektubu

Biz yine uzaklardan yazıyoruz. “Yol geçecek diye ağaç kesenin insanlığı nerede?” diyor bazı arkadaşlarımız. Belki hala insanlık aramalıyız, en azından insanlığın müşterekleri olduğu fikrinde ısrar etmeliyiz; ama usandık. Sabahlara kadar sıkılan sulardan, atılan gazlardan, yıkılan ağaçlardan, arkadaşlarımızı döven belediye görevlilerinden, polislerden usandık.

Şu soruya cevap ararken dimağımız zorlanıyor: 3000 ağacı bir gecede söken, ertesi gün 5 saat boyunca fidan diken insanları bekleyip dikim bittiği anda yine söküme girişen, kahrolası yollarının inşaatına bir saniye ara vermeyen, haksızlığın yüzüne haykırmak isteyen öğrencileri yaka paça döven, belediyelerden, kahvelerden, devlet binalarından giyinip kuşanıp sopalanıp çıkan bu adamları (evet adamlar onlar) ne yapacağız? Bir büyük haksızlık, bir kabus, hiçbir düzen-ahlak-kural tanımayan bir zorbalık, bir türlü alışamadığımız bir yüzsüzlük var ortada. Anlamıyoruz, sınırınız nedir? Ne kadar yaralanırsak, ne kadar ölürsek durabiliyorsunuz?

Bizim olanı, ortak olanı korumaya çalışıyoruz, anlamıyor musunuz? Bu ağaçlar, bu parklar sadece sizin değil hepimizin; bu dünyadan göçmüş ve henüz bu dünyaya gelmemiş insanların o ağaçlar üzerinde hakkı var. Yapıp ettikleriniz kamu düzenini sağlamak değil, yollarınız yasal ya da gerekli değil, neden durmadan yalan söylüyorsunuz? Hepimizin olanı çalıyorsunuz ve bu canavarlığı kocaman bir hiç için yapıyorsunuz. Bizi ağaçlar birleştiriyor; sizi ne birleştiriyor, ne için bu kadar savaşıyorsunuz?

Bir de… Bizim bildiğimiz, bize öğretilen şuydu: Öğretim üyeleri ve dahi rektörler ve senato üyeleri, canı pahasına kampüsünü koruyan öğrencisinin, çalışanının, semt sakininin yanında olmalıdır. Bu hukuk katliamının hesabı elbette sorulmalı, sorulacaktır da. Ama şimdi şu anda elleri sopalı bir vicdansızlığa karşı ülkenin en vicdanlı insanlarıyla dayanışmaya sokağa inemiyor oluşunuz içimizi acıtıyor hocam. Binalardan çıkın, inşaatını koruyan polislerin önünde sizi bekleyen arkadaşlarımız var.

Bağzı Gurbetçi Öğrenciler 23 Ekim 2013

cats_100yıl

video:ODTÜ – Durma Susma Gel Gel – Bayramlaşma – 9-10-13

Yolu başına yıkmadan …

9-10-13 ODTÜ – Durma Susma Gel Gel – Bayramlaşma

ODTÜ öğrencileri, A4 kapısının dibinde, 100.Yıl’da devam eden otoyol inşaatına karşı bir Bayramlaşma Yürüyüşü gerçekleştirdi. “Yolu başına yıkmadan vazgeç bu sevdadan” diye yürüyen üniversiteliler A4 kapısına da bir direniş duvarı ördü.

Bu yola karşıyız çünkü; yolun yapılması durumunda komşuluk ilişkileri ve yaya ulaşımı sürdürülemez bir hal alacaktır. Bu yol iki mahalleyi ayırmakla kalmayacak, bu mahallenin ODTÜ ile ilişkisinin kesilmesine neden olacaktır.

Bu yola karşıyız çünkü; yapılacak olan bu yol evlere yakınlığı nedeniyle mahallelinin barınma hakkını gasp edecek, yoğun araç geçişinin yarattığı gürültü ve hava kirliliği bu bölgeyi yaşanmaz hale getirecektir.

Bu yola karşıyız çünkü; bu yol rantın yoludur. Yol inşaatı bitmeden Konya Yolu bağlantı noktasında tamamlanan 2 tane alışveriş merkezi, mahallenin içinde yapılmaya çalışılan benzin istasyonu ve mahalleliyi düşünmeyen, kentsel dönüşüm sevdalısı müteahhitlerin varlığı bu yolun rantın yolu olduğunun kanıtıdır. Biliyoruz ki kentsel dönüşüm sonucu yapılacak olan gökdelenler ve rezidanslarla birlikte mahallemizde yaşayanlar kentin en uzak yerlerine itilecek. 100. Yıl mahallesinde yaşayan öğrenciler 3-4 katına çıkan kiralar yüzünden barınma sıkıntısı çekecektir.

Bu yola karışıyız çünkü; Ankara’nın akciğerlerinden biri olan A.O.Ç’den sonra sıranın ODTÜ ormanlarına geldiğinin farkındayız. Yeşil alan algısı, orta refüje ağaç dikmekten ibaret olan Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin keseceği her bir ağaç yerine on katı ağaç dikeceğini söylemesi samimiyetten uzak ve ekolojik değerleri göz ardı eden bir yaklaşımdır.

Bu yola karışıyız çünkü; her yol kendi trafiğini yaratır dolayısıyla bu yol uzun vadede bir çözüm olmayacaktır. Senelerdir metro çalışması 1 metre dahi ilerlemiştir. Büyükşehir belediyesi Ankara’daki trafik sorununu çözmek için toplu taşıma ağını genişletmeli ve kullanımını teşvik etmelidir.

Bu yola karşıyız çünkü; plana göre 4 şeritten oluşan yol güncel verilerle revize edilmemiş, çıkar çevrelerince karşımıza getirilmiştir. Belediyelerin yasal zorunluluğu olan Ulaşım Master Planı hala tamamlanmayan başkentte, parçacı yaklaşımla beraber ruhsatsız bir şekilde yapımına başlanan ve gece gündüz ilerleyen bu yolda da hukuksuz Akay Kavşağı örneğini görmemiz çok uzak değildir.

Biz ODTÜ öğrencileri olarak, kampüsümüzün ve mahallemizin, kısacası yaşam alanlarımızın talan edilmesine ve rant alanı haline getirilmesine göz yummayacağız ve direnişimize devam edeceğiz. Bunun için mezunu, öğrencisi, emekçisi ve akademisyeni ile ODTÜ’nün bütün bileşenlerini 100. Yıl ve Çiğdem mahalleleri özelinde tüm Ankara ve Türkiye halklarını rantın yoluna karşı direnişi büyütmeye çağırıyoruz.

cats_100yıl

ODTÜ’den tarih fışkırdı: Proje alanının altı tarihi eser dolu !

Ankara’da içinden otoban geçecek sit alanındaki orman arazisinde tarihi eser bulundu.

 Cumhuriyet gazetesinden Mert Taşçılar‘ın haberi.

İçerisinden otoban geçeceği için günlerdir tartışılan ODTÜ Ormanı arazisinde Helenistik, Galat, Roma ve Bizans dönemlerine ait çanak ve çömlekler bulunduğu ortaya çıktı. Şu anda 1. derece doğal sit alanı olan ODTÜ Ormanı’nın üç ayrı bölgesi için de arkeolojik sit kararının alındığı anlaşıldı. Bu durum Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yapmak istediği yol inşaatı sırasında yalnızca ormanın değil, tarihi eserlerin de yok olması anlamına geliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da ODTÜ yerleşkesi ve orman alanlarının bulunduğu, güneyde Eymir Gölü’nü de kapsayan 4 bin 85 hektarlık alanın imar planlarının, rektörlüğün teklif ettiği haliyle onaylanacağını ifade etmişti. Talebin geldiği günden itibaren üniversiteyle birlikte çalıştıklarını anlatan Bayraktar, planların üniversitenin bütünlüğünü bozmayacak iki ana ulaşım aksın  içerdiğini ifade ederek bunlardan birisinin Anadolu Bulvarı’nın devamı olarak ODTÜ arazisinin doğu kesiminden geçeceğini dile getirmişti. ODTÜ’lü öğrencilerse bu açıklamanın yanıltmaca olduğunu belirterek ODTÜ Ormanı’ndan geçecek yolun Bakan Bayraktar’ın bahsettiği yol olmadığını ifade etti.

Helenistik, Galat, Roma, Bizans

Ancak ODTÜ Ormanı’ndan otoban geçirmek için yapılan tüm planlamalara ve anlaşmalara beklenmedik ve yeni bir engel çıktı. ODTÜ yerleşkesi içerisinde üç farklı bölgede yapılan kazılarda tarihi eserlerin bulunması ODTÜ Ormanı’ndan geçecek yol inşaatı sırasında da tarihi eserlerin çıkma ihtimalini gündeme getirdi.

Bu üç farklı bölge için 6 Mart 1995 tarihinde Kültür Bakanlığı’nca alınan arkeolojik sit kararında, bölgede“Friglerden itibaren iskân gören ve Helenistik, Galat, Roma ve Bizans dönemlerine ait kültür katlarının barındırıldığı” belirtildi. Söz konusu kararda ODTÜ Ormanı için şu ifadeler kullanıldı: “Koçumbeli ve Yalıncak 1. Derece Arkeolojik Sit Alanlarının 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı üzerinde işlenmesi ve her iki sit alanından geçen 15 metrelik yolun sit sınırı dışına kaydırılması, ayrıca 15 metrelik yoldan ayrılarak Yalıncak 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı’nın içinden geçen 10 metrelik tali yol ve bağlantılı otopark alanının da sit dışına  kaydırılmasına ilişkin nazım imar planında gerekli değişikliğin yapılarak değerlendirilmek üzere kurulumuza gönderilmesine, ODTÜ tarafından daha önce kazıları yapılan Yalıncak ve Koçumbeli 1. derece arkeolojik sit alanlarında arkeolojik kazılarn yeniden başlatılmasının Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile ODTÜ Rektörlüğü’ne önerilmesine karar verildi.”

20 Eylül 2013

odtude_direnis_cadirlari_kuruldu_h20548

Bağzı gurbetçi öğrenciler ODTÜ ve Yüzüncü Yıl Direnişi’ni anlatıyor

Öğrencisi, emekçisi, semt sakiniyle Yüzüncü Yıl Direnişi, bir şehrin topyekûn dönüşümüne karşı yaşam alanını, hatırasını, hafızasını koruyor; nerede ve nasıl yaşayacağına dair kararı kendisi veriyor. Biz bu metni size dünyanın dört bir köşesinden yazıyoruz. Kimimiz ODTÜ öğrencisi, kimimiz değil, Ankara’da büyüyenimiz de var, sonradan üniversiteye gelenimiz de. Aramızda bu ciddi ve “gri” şehirde kimin neden yaşamak istediğini anlamayanlar da var, bozkırın ve devletin ortasındaki inatçı yaşama halini diğer bütün şehirlerinkinden renkli bulanlar da. Farklı coğrafya ve zaman dilimlerinde, internet yayını başında bilenler bilmeyenlere pazar yerini, Migros’u, beş katlı evleri, A4 kapısını anlatıyor. Sizi izliyoruz; evlerimizde, okullarımızda, iş yerlerimizde. Tüm algılarımızla, buradaki hayattan koparcasına sizi dinliyoruz. Bir araya geldiğimiz her yerde sizden, ağaçlarımızdan, parklarımızdan, mahallelerimizden bahsediyoruz. Bir yol, mahalle sakinlerini, üniversite öğrencilerini, bir şehri ve bir ülkeyi neden bu kadar ilgilendirir anlatmaya çalışırken, bir bakıyoruz ki Tuzluçayır halkı sokakta, Dikmen, Batıkent, Keçiören direniyor. Ankara direnişçilerinin bu iradesi Haziran’da ve takip eden aylarda milyonların ortaya koyduğu iradeyle aynı yerden besleniyor. İstanbul odağındaki çeşitli “çılgın” projelerle, Yüzüncü Yıl’ın ortasından geçecek otoyolun ve rantsal dönüşümün arasındaki benzerliğin farkındayız. Tıpkı, Madımak’la “Yavuz Sultan Selim” Köprüsü ve “Cami-Cemevi” projesi arasındaki benzerliğin farkında olduğumuz gibi. Acaba egemenler de Gezi’deki ağaçların altından sökülüp yakılan çadırlarla ODTÜ’nün A4 kapısına kurulan çadırlar arasındaki ortaklığın farkında mı? Türkiye’nin dört bir yanında Gezi Direnişinin yankılandığının; mahallelerde, meydanlarda, kaldırımlarda ve hatta merdivenlerde halkın yaşam alanını, belleğini ve kent hakkını savunduğunun farkındalar mı? Bizlerden yoldaşlığın, dayanışmanın, muhabbetin devamını isteyen Yüzüncü Yıl İnisiyatifi’ne, Tuzluçayır’a ve direnen tüm yoldaşlara uzaklardan bin selam! Bu parklar, bu sokaklar, bu hayat bizim! Umut ile, sevda ile, düş ile… — Biz bu satırları yazdıktan yaklaşık bir gün sonra Antakya Armutlu’da Ahmet Atakan polisin başına sıktığı bir gaz fişeği nedeniyle hayatını kaybetti. Ahmet 22 yaşındaydı, gencecikti daha. Silinmez bir yaşamak suçu bıraktı üzerimizde.

Bağzı gurbetçi öğrenciler

11.09.2013

 

Ahmet_Acar_ODTU_Rektor2

Rektör Acar açıkladı: Ortada kıyafet mağduriyeti yok!

Başörtülü öğrencilerin üniversiteye alınmadığı iddiasıyla bir anda iktidarın hedefi haline gelen ODTÜ’nün Rektörü Ahmet Acar, yaşananları, “Ortada kıyafet mağduriyeti yok ” sözleriyle özetledi. Acar, Başbakan Erdoğan’ın üniversitelerde polis olmalı sözlerine ilişkin “Polis gelirse gençlik radikalleşir” dedi

Son günlerde iktidara yakın çevrelerin odağında yine ODTÜ var. Önce başları örtülü öğrencilerin üniversiteye alınmadığı iddiaları, ardından da üniversite yerleşkesinin doğu sınırından geçecek yola karşı çıkanları gerekçe göstererek ODTÜ’ye polisi sokma çabaları…

Cumhuriyet’ten Utku Çakırözer’in ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar ile söyleşisi:

Bakan ve YÖK Başkanı aradı

– Öncelikle türbanlı 4 kızın eğitim hakkından mağdur edildiği iddiaları doğru mu? Başbakan’ın dediği gibi başı örtülü öğrenciler ODTÜ’de ötekileştiriliyor mu?

Rektör Acar bu soruyu, bizden önce kendisini arayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya ve AKP’li parti yöneticilerine de şöyle yanıtlamış:

‘Ortada kıyafet mağduriyeti yok’

– Herhangi bir öğrencimizin kılık kıyafeti nedeniyle kayıtlarda sorun yaşaması diye bir şey ODTÜ’de söz konusu olamaz. Aynı şekilde, mevcut öğrencilerimizin de kılık kıyafeti ya da görüşleri nedeniyle eğitim ve öğrenim hakkının kısıtlanması hiçbir şekilde söz konusu değil. Bu yıl 3 bin 600 öğrenci kaydettik. Bunlardan onlarcasının başı örtülüdür. Keza, halen eğitim gören başörtülü öğrencilerimiz var. Hiçbiri mağduriyet yaşamıyor.

‘Kayıt için mi geldiler emin değiliz’

– O zaman yaşanan sorun nedir?

– Biz de onu tespit etmeye çalışıyoruz. O görüntülerde başı örtülü kızlar kayıt yaptırmaya gelen ODTÜ öğrencisi mi, bundan emin değiliz. Bizim görebildiğimiz kadarıyla olay kayıtlara gelen öğrencilerle ilgili değil.

‘Başka türbanlılar sorun yaşamadı’

Aynı yerde yine başı örtülü olan, kayıtlar için gelmiş başka kız öğrenciler başka aileler de var. Onların yaşadığı hiçbir sıkıntı, mağduriyet yok. Zaten olay, kayıtların yapıldığı binanın dışında bekleyen insanlar arasında yaşanmış.

‘İzinleri yok, yanaşıp konuşuyorlar’

– Cemaat – tarikat yurdu tanıtımı yaptıkları ileri sürülen o grubun izinleri var mı?

– Hayır. İlke olarak biz üniversite içinde sadece kendi öğrenci topluluklarımızın stand açmasına izin veriyoruz. Dışarıdan gelen herhangi birisi de izin istemedi. Orada zaten stand da yok. Anladığım kadarıyla oradaki ailelere yanaşıp konuşuyorlar. Kapıdan “öğrenciyim ya da ailesiyim” diye girdilerse kontrol etmemiz mümkün değil. Kayıt dönemi yüzlerce insan geliyor. Kim ne yapıyor bilmemiz mümkün değil

‘Fiziksel şiddet yok’

– Protestocu öğrenciler hakkında işlem yapacak mısınız?

– Demokratik hakların kullanımıyla ilgili ODTÜ’nün çizgisi bellidir. Şiddet olmayacak. Başkasının özgürlüğü engellenmeyecek. Üniversite faaliyetlerine engel olunmayacak. Çevreye zarar verilmeyecek. Bu 4 çizgi aşılırsa özgürlük ortamını sürdüremeyiz.

‘Başörtüsü tacizi kesinlikle yok’

– Bu olayda çizgiler aşıldı mı? Şiddet yaşandı mı?

– Ona bakıyoruz. Eğer çizgi aşılmışsa tabii ki soruşturma açacağız. Gerekirse disiplin işlemi uygulayacağız.

Benim görebildiğim kadarıyla fiziksel şiddet kesinlikle yok. Zaten aksini söyleyen de yok. Sözlü taciz var mı? Hakaret var mı? Ona bakıyoruz. Ama kesinlikle “Başörtünüzden dolayı sizi istemiyoruz” gibi bir tavır yok orada. Zaten etrafta onlarca başı örtülü öğrenci ve veli var. Hiçbiri de böyle bir şey algılamamış.

‘Üniversiteye şikâyetçi olmadılar’

– Olaya ilişkin elinizde kayıt ya da belge var mı?

– Bizim elimizde başka bir video kaydı yok. Sosyal medyaya yansıyan, kendi çektikleri kayıt var. Olay hakkında bilgisi olan birimlerimizden tutanak istedik. Bahsi geçen başı örtülü kızlar ve yanlarındaki erkeğin bir şikâyeti yok. Bizim yetkililerimiz onları Rektörlüğe davet etmişler ve “Şikâyette bulunacak mısınız” diye sormuşlar, dilekçe verebileceklerini söylemişler. Ayrıca, “Karakolda şikâyet etmek isterseniz size yardımcı olabiliriz” demişler. Ama onlar “Şikâyet etmeyeceğiz” demişler. Gazetelerden gördüğüm kadarıyla daha sonra karakola şikâyette bulunmuşlar.

‘Kayıt yaptırdılarsa ilişkiye geçeriz’

Bana yapılsa, kızımı kayıt için götürdüğümde “taciz” ile karşılaşsam şikâyetçi olurum. Ama onlar olmamışlar. Şikâyet dilekçesi olmadığı için kimlik tespiti de yapılmamış. Kayıt yaptıran öğrenciler arasında bulabilirsek, kendileriyle ilişkiye geçeceğiz.

‘Üniversite değil toplum gergin’

– Bu olay sonrasında “üniversitelere polis” projesi yeniden gündeme getirildi. Görüşünüz nedir?

– Bizim yerleşkemizden 2008’de jandarma çıkarken polis konulması teklif edildi. Biz bunu uygun görmedik. Nitekim son 5 yılda da sadece iki kez dışarıdan polis istemek durumunda kalındı. Onlar da dışarıdan gelen grupların çıkardığı olaylarla ilgiliydi. Üniversitelerde çıkan çatışmaların kaynağını üniversiteler olarak görmemek lazım. Hatta üniversitelerde sosyal çevrenin daha fazla kontrolü olduğu için ferenleyici bir yönü de vardır. Ama toplum gerildikçe bu gerginlik üniversiteye de kaçınılmaz olarak yansıyor. Toplumun sorunları en açık şekilde üniversitelerde yaşanıyor.

‘Polis gelirse gençlik radikalleşir’

Üniversitedeki olayları polisle bastırsanız dahi başka yerde yine patlayacak o gerilim. Polis gelse hem üniversitedeki gençlerin daha radikalleşmesi, hem de toplumun farklı noktalarında patlamaların yaşanma ihtimali düşünülmeli.

‘ODTÜ hedefe konmak isteniyor’

– Bu olay sonrasında başlayan ODTÜ tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

– ODTÜ olayların odağına, hedefine çekilmek isteniyor. Ben üniversitemizin herhangi bir parti lehine ya da aleyhine kullanılmasını istemiyorum. Şimdiye kadar da kullanılmadı. Burası bir bilim kurumu. Ama bizim de yöneticilerimizden beklentimiz, bu tür haberler çıktığında açıp sormaları. Milli Eğitim Bakanı, YÖK Başkanı açıp sordular. Tek bir kaynaktan gelen haberler üzerine tepki göstermeyip ilgili kurumdan bilgi alarak karar verseler daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.

‘Halkın ‘yol’ itirazı dinlenmeli’

ODTÜ ile ilgili ikinci sıcak tartışma konusu ise “yol ve kesilen ağaçlar” konusu. Prof. Dr. Acar görüşmemizde bu konuyu da etraflı biçimde anlattı:

– ODTÜ arazisinden geçmesi istenilen iki yol birbirine karıştırılıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi iki yol geçmesini istiyordu. Biri 2007’de gündeme getirdiği, binalarımızın arasından geçecek ve kampusu doğu-batı yönünde ikiye bölecek yoldu. Karşı çıktık, dava açtık ve iptal ettirdik o yolu. Diğeri ise Anadolu Bulvarı’nın devamı olarak ODTÜ arazisinin doğu sınır bölgesinden ve 100. Yıl-Çiğdem mahallelerinden geçecek olan yol. Bu yol Konya Yolu ile Eskişehir ve İstanbul yollarını birbirine bağlayan bir “iç çevre yolu” olarak 1982 yılında yapılan “Ankara Nâzım Planı 1990”da yer aldı. ODTÜ, Ankara kentinin ulaşım ihtiyacını düşünerek, Anadolu Bulvarı’nın devamı olan bu yolun kısmen arazisindan geçmesini kabul etmiş ve yol güzergâhı 1993-94 yıllarında onaylanan ODTÜ İmar Planı’nda yer almıştır. Bu düzenleme ile yaklaşık 4 km’lik Eskişehir Yolu – Konya Yolu bağlantısının 1.8 km’lik kısmı ODTÜ arazisinin doğu sınır bölgesinden geçmektedir. Söz konusu arazinin yol için ayrılmış olması nedeniyle, ODTÜ 1980’lerden beri bu bölgede ağaçlandırma yapmamıştır.

‘Yol inşaatının henüz onayı yok’

– Ama yolun ODTÜ içinde kalan bölümü sit alanı…

– Yol güzergâhının ODTÜ arazisi içindeki yaklaşık 400 metrelik kısmı 1995 yılında kararı alınan 1. derece sit alanı ile örtüşmektedir. Bu nedenle koruma kurulu onayına bağlıdır. Aynı yol, 2007 yılında kesinleşen “Ankara Nâzım Planı 2023”te de yer almaktadır. Ayrıca, “ODTÜ Koruma Amaçlı İmar Planı” hazırlanırken, 2010 yılında ilgli kurum ve kuruluşlarla yapılan toplantılarda itiraz konusu olmamıştır. Ancak, bu yolun yapılması için “Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu” ve “Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu”nun olumlu görüşlerine ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayına tabidir.

– Peki bu onaylar alındı mı?

– Hayır henüz kesinleşmedi. ODTÜ Koruma Amaçlı İmar Planı onaylandıktan sonra inşaat izninin verilmesi gerekir. Belediye bu onaylar tamamlanmadan inşaat başladı. Ve aslında kendi açısından riskli bir karar aldı.

– Ama ODTÜ’nün yola ilişkin yasal bir itirazı yok anladığım kadarıyla.

– Benim birinci sorumluluğum üniversitemize, öğrencilerimize, çalışanlarımıza karşı. ODTÜ olarak yasal ve meşru zeminde kalmak zorundayız. Bizim “Ankara’nın ihtiyacı olduğu” gerekçesiyle sınırımızdan geçen bu yola ilişkin itirazımız olmadığı 1994 imar planı, 2007 Ankara Nâzım Planı’ndan biliniyor. Ama “evet” dememiz tüm kentleşme ve ulaşım kararlarına “evet” dediğimiz anlamına gelmez.

Halka danışın, projeyi değiştirin

– Onaylar ve kararlar alınmış olsa da öğrencilerin ve yolun geçeceği mahalle sakinlerinin itirazları var. Sizce ne yapılması gerekir?

– Yetkililere de ilettiğimiz görüşümüz şu: Kesinlikle bu yol konusunda şiddete başvurulmaması gerekir. Bu kararlar yıllar önce alınmış olsa bile öncelikle şimdi yolun geçeceği güzergâhta yaşayan 100. yıl ve Çiğdem mahalleleri sakinlerinin itirazları dikkate alınmalı. Dinlenmeli. Onlarla bir danışma süreci başlatılmalı. Belki zaman alacak, geciktirecek ama sağlıklı olanı budur. Gerekirse, bu yurttaşların istekleri de haklı görülürse projede bazı değişikliklere de gidilmesi düşünmelidir.

Kaynak: Cumhuriyet (Utku Çakırözer)

 

ODTÜ Reyhanlı Protestosu – 15 Mayıs 2013

15 Mayıs 2013 günü Reyhanlı katliamını protesto etmek için toplanan ODTÜ’lü ve Hacettepeli öğrenciler, Dışişleri bakanlığına yürüyebilmek için yaklaşık bir saat boyunca polisi ikna etmeye çalıştı. Polis yürüyüşe izin vermeyince, öğrenciler barikata doğru yürümeye başladı. Öğrenciler barikata henüz gelmemişken, polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla grubu dağıtmaya çalıştı ancak öğrenciler “Reyhanlı’nın hesabı sorulacak” sloganlarıyla direnmeye devam ettiler.

 

 

 

 

 

19-5-13-odtu2

19 Mayısta ODTÜ’de neler oldu?

ODTÜ’de 19 Mayıs TGB’lilerin kutlama yapacağı haberini alan devrimci, demokrat, yurtsever öğrenciler, ODTÜ’nün etkinlikleri resmen iptal etmesine rağmen, öğle vakitlerinden itibaren nöbetteydiler. 20:00’a kadar yurtlar bölgesinde 5. Yurt önünde beklenip, yurtlar bölgesinde “ODTÜ faşizme mezar olacak!”, “ODTÜ’de TGB istemiyoruz!” sloganlarıyla gerçekleştirilen eylemden sonra, devrim stadında türküler eşliğinde halaylar çekildi ve bekleyiş sona erdi.

ODTÜ’de TGB’lilerin 19 Mayıs kutlaması adı altında yine şovenist bir eylem yapacağı haberini alan devrimci, demokrat, yurtsever öğrenciler, ODTÜ’nün 19 Mayıs kutlamalarını resmen iptal etmesine rağmen, öğle vakitlerinden itibaren nöbetteydiler. 20:00’a kadar yurtlar bölgesinde 5. Yurt önünde beklenip, yurtlar bölgesinde “ODTÜ faşizme mezar olacak!”, “ODTÜ’de TGB istemiyoruz!” sloganlarıyla gerçekleştirilen eylemden sonra, devrim stadında türküler eşliğinde halaylar çekildi ve bekleyiş sona erdi.

 

odtu_halklarin_kardesligi_icin_ayakta

ODTÜlüler, halkların kardeşliği için ayakta!

“11 Mayıs günü, Hatay-Reyhanlı’ da bombalar patladı. İki yıldır Suriye’ de patlayan bombalar bu kez Türkiye’ de resmi rakamlara göre 46, yerel bilgi kaynaklarına göre 200’ün üzerinde canımıza mal oldu. 200’den fazla yaralı var. Bombaları kimin patlattığı bellidir. Bellidir çünkü biliyoruz ki bu bombalar AKP’ nin nefretinden oluşmuştur. Bellidir çünkü bölgedeki gerginliğin en büyük kışkırtıcısı emperyalizmdir, onun taşeronu AKP’ dir. Bellidir, çünkü daha dün Rojava’da Kürt halkına saldıran AKP beslemesi, ÖSO adlı eli silahlı çeteler bugün de Hatay halkını katletmektedir. Bellidir, çünkü bu patlamaların en büyük sorumlusu emperyalizmin taşeronu olan Türkiye’deki iktidar ve onun dış politikasıdır. Katliamın en büyük sorumlusu, Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu istifa etmelidir ve hesap vermelidir. 1 Mayıs 1977’de, Sivas’ta, Maraş’ta ve daha bir çok yerde yapılan devlet katliamlarının sürdürücüsü, Roboski katliamının sorumlusu olan AKP, Cumartesi günü gerçekleşen katliamın da sorumlusudur. Hükümet ve yandaş basın; yıllardır savaşa ve katliamlara karşı mücadele eden devrimcileri katliamın sorumlusu gibi göstermeye, katliamların faillerini bu şekilde korumaya çalışmakta hatta devrimcileri ÖSO eliyle tehdit etmektedir. Oysa katliamın ardından Hatay’da yükselen “hükümet istifa” sloganları sorumluları doğrudan işaret etmektedir. AKP Hükümeti bu katliamın hesabını vermelidir. Hükümet, işbirlikçiliğinin ve katliamcılığının hesabını vermelidir.Sınırları önemsizleştireceğiz diyenler sınırları gerçekten önemsizleştirmiş, bölge halklarının yaşadığı katliamları Hatay’a kadar taşımıştır. Hatay’da patlayan bombalar, yarın Ankara’da, İstanbul’da patlayacak bombaların öncüsü olabilir. Kahrolsun emperyalist savaş! Yaşasın halkların kardeşliği! Kahrolsun AKP! 14 Mayıs günü 13.00’te Fizik önünde toplanıp bölgede yaşanan ve yaşanacak savaşları önlemek için toplanacağız. Katliam varsa ders yok diyeceğiz!”

24nisan

ODTÜ’de TGB provokasyonu – Çatışmalar sona erdi

ODTÜ’de Bilim ve Ütopya topluluğu adıyla örgütlenmeye çalışan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi faşistler yapacakları etkinliği bahane ederek, üniversitelilere demir sopalar ve soda şişeleriyle saldırdı.

22.44: Polisin kampüsü terk etmesinin ardından öğrenciler dağılıyor.
22.30: Öğrenciler yurtlar bölgesine doğru sloganlar ve marşlar eşliğinde yürüyüşe geçti.
22.20: Polisin çekilmesinin ardından öğrenciler bir forum yapıyorlar.
22.15: Eğitim Sen üyesi akademisyenler, üniversite öğrencilerinin taleplerini iletti. Polis üniversiteden çekildi.

22.02: Polis, tekrar saldırıyor. Öğrenciler, polisin üniversiteyi terk etmesini bekliyor.

21.56: Üniversite içine konuşlandırılan TOMA’ların yanında çevik kuvvet ekipleri de var. Saldırı hazırlığı yapılıyor.

21.54: Polis tarafından ormana doğru atılan gaz bombaları yangın riski oluşturuyor.

21.38: Bir kadın öğrenci biber gazından etkilenerek astım krizi geçirdi.

21.31: Bir kadın öğrenci polisin attığı gaz bombasının göğsüne isabet etmesiyle yaralandı.

21.27: Polisin saldırısı sürüyor. Gazdan etkilenen ve yaralı çok sayıda öğrenci var. Öğrenciler, polis üniversiteden çıkmadan üniversiteyi terk etmeyeceklerini ifade etti.

21.18: Polis, gaz bombalarıyla saldırıyor. Öğrenciler, okul içine doğru çekilmeye başladı.

21.16: Polis, üniversite içine geri döndü. Saldırı tekrar başladı.

21.10: Polis A1 kapısına doğru çekilerek, üniversiteden çıkmaya hazırlanıyor.

21.01: Polis, Hazırlık Fakültesi önünde tekrar saldırmaya başladı. Polisin sıktığı gazlı sudan çok sayıda öğrenci etkilenmiş durumda.

20.55: Çoğu ODTÜ öğrencisi olmayan TGB’liler A7 kapısından kaçtı.

20.52: Polis, Hazırlık Fakültesi önünde bekleyen üniversitelilere bu kez de TOMA’larla saldırdı. Çok sayıda öğrenci polisin saldırısıyla yaralandı.

20.42: Polis tarafından uzaklaştırılan TGB’liler ODTÜ’nün ormanlarında yeniden bir araya geldi. Üniversiteliler Hazırlık Fakültesi önünde olası bir saldırıya karşı bekleyişte.

20.41: TGB’lileri üniversite dışına çıkaran çevik kuvvet ekipleri üniversite öğrencilerine tazyikli su ile saldırdı.

20.39: Polis, TGB’li faşistleri üniversite dışına çıkardı.

20.38: Faşistler Hazırlık Fakültesi önünde bir araya gelmeye çalışıyor.

20.37: Üniversitelilerin müdahalesiyle TGB’li faşistler geri çekilmek zorunda kaldı.

20.26: Faşistlerin saldırısı sonucu çok sayıda öğrenci yaralandı. Okul içine çok sayıda ambulans sevk edildi.

20.11: Üniversite içinde çok sayıda TOMA ve çevik kuvvet polisi var.

20.09: Saldırı başladığından beri üniversite dışında bekleyen polis, okul içine girdi.

19.59: Kimya ve Merkez Mühendislik binası arasında saldırı sürüyor. Üniversiteliler ”Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıyor.

19.54: Çatışma üç ayrı noktada sürüyor. TGB’li faşistler, “ODTÜ Kürtçülere mezar olacak” diyerek üniversitelilere soda şişeleriyle saldırıyor. Faşistlerin çoğu ODTÜ öğrencisi değil.

19.49: Polis, üniversitenin içine girmiyor. Üniversitenin çevresi polis ablukasında.

19.41: TGB’li faşistlerin saldırısından korunmak için öğrenciler İnşaat Fakültesi önüne barikat kurdu.

19.32: Merkez Mühendislik binası önünde başlayan çatışma, İnşaat Fakültesi önüne yayıldı.

19.25: TGB üyesi faşistler ellerindeki demir sopalar ve soda şişeleriyle Merkez Mühendislik binası önünde üniversite öğrencilerine saldırıyor.

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Sendika.org – balikbilir.org

odtuyesahipcikotoyolahayir_b

ODTÜ İmar Planı,Yollar ve Eymir Gölü ile İlgili Basın Toplantısı’nın Notları

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Rektörlük Toplantı Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında basında yer alan iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu. Basın toplantısından satır başları şu şekilde:

ODTÜ Camiasının ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Tepkisi

Son haftalarda, yazılı ve görsel medyada ve sosyal iletişim ağlarında yoğun olarak tartışılan 3 konuda basında çıkan bazı haber ve demeçler, eksik ve yanlış bilgi içermektedir. Bu haber ve demeçler nedeniyle; gerek Eymir Gölü’nün ve ODTÜ Ormanının değerini bilen ODTÜ’lü ve Ankaralılar gerekse ODTÜ Dostu ve sivil toplum kuruluşları haklı endişeler yaşamaktadır.
ODTÜ olarak, zamanımızı ve enerjimizi, eğitim, araştırma ve toplumsal sorumluluk alanlarındaki projelerimize yöneltmek istememize rağmen, basında çıkan eksik ve yanlış haberler, ODTÜ’ye ve ODTÜ’lülere yöneltilen haksız eleştiriler ve bu haberlerle ilgili olarak gelen yüzlerce destek mesajı ve dilekçesi, bu konuda bir açıklama yapılmasını zorunlu hale getirmektedir.

İmar Planı Konusu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (BŞB) 2008 yılında “ODTÜ binalarının kaçak olduğu” suçlamasıyla 45 bina grubunun yıkılmasına ve Üniversiteye yaklaşık 1,8 trilyon TL ceza kesilmesine karar vermiştir.
ODTÜ Rektörlüğü yıkım ve ceza kararlarını mahkemeye götürmüş ve açtığı 45 ayrı davaya bakan farklı mahkemelerin hepsi, yıkım ve ceza kararlarının yasal dayanağı olmadığını ve kamu yararına aykırı olduğunu hükme bağlamıştır.
İddia edilenin aksine, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, kurulduğu günden bu yana planlı bir şekilde gelişmiştir. ODTÜ’deki yapılaşma şehir planlaması ve mimarlık alanında en üst standartlarla yürütülmüştür. ODTÜ Ankara yerleşkesi, çok sayıda uluslararası mimarlık ve çevre ödülleri almış, “Cumhuriyet Döneminin En Önemli 20 Mimari Eseri” arasında sayılmıştır.
Kamuoyuna, “ODTÜ’nün imar planı yoktur.” şeklinde yanlış bilgi verilmektedir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin, 1994’te Ankara BŞB tarafından onaylanmış 1/5.000’lik ve 2008 yılında Çankaya Belediyesi tarafından onaylanmış 1/1.000’lik imar planları vardır. Ancak, Ankara BŞB’si, Eylül 2008’de aldığı bir kararla bu planları reddetmiş ve yeniden “Koruma Amaçlı İmar Planı” yapılmasını talep etmiştir.
Koruma Amaçlı 1/5.000’lik İmar Planı çalışması, Ankara BŞB’nin de dahil olduğu yasal aşamalar izlenerek yürütülmüştür. Ankara BŞB tarafından talep edilen “Koruma Amaçlı İmar Planı”, onay için BŞB’ne sunulma aşamasına gelmiştir.

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Konusu

Son bir ay içinde Ankara BŞB Başkanı’nın basında çıkan demeçlerinden, 1/5.000’lik İmar Planının onaylanması için ODTÜ arazisinin %35 – %40’ını Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) olarak talep etme niyeti olduğu anlaşılmaktadır. ODTÜ’den ve benzer durumdaki diğer kampus üniversitelerinden İmar Kanunu’nun 18. maddesinde yer alan DOP olarak arazi talep edilmesi yasanın ruhuna aykırıdır. Çünkü, (1) bir kamu üniversitesi olan ODTÜ’nün arazisinin imar planı onayından sonra satılması veya bu araziden rant elde edilmesi söz konusu değildir. (2) İmar düzenlemesi ile ODTÜ arazisine yeni nüfus yerleşmesinden bahsedilemez. (3) ODTÜ yerleşkesinde yol, yeşil alan ve diğer sosyal donatı zaten Üniversite tarafından sağlanmıştır. ODTÜ’nün, kendisine verilen arazi üzerinde oluşturduğu ve bugün 3000 hektarı kaplayan “ODTÜ Ormanı” ile sadece Üniversitenin yeşil alan ve rekreasyon ihtiyacını karşılamakla kalmamış, birçok batı kentinde örneği gördüğümüz ve özenle korunan bir kentsel yeşil alan, Ankaralıların kullanımına açık bir “akciğer” yaratmıştır.
ODTÜ Arazisi çok sayıda doğal sit alanını ve tarihi sit alanını bünyesinde barındırmaktadır. Bugün Türkiye’de ve dünyada nadir bulunan çok sayıda canlının – çiçek, bitki, kelebek, kuş, diğer yabani hayvan – yaşadığı bir bölgedir.

Eymir Gölü Konusu

Ankara BŞB Başkanı bazı aralıklarla, “Eymir Gölü’nü Halka Açacağız.” türü demeçler vermektedir. İmar Planının onaylanması aşamasında Ankara BŞB tarafından, DOP karşılığı olarak Eymir Gölü’nün ODTÜ’den talep edileceği gazetelere yansımaktadır.
ODTÜ, yıllardır kendi olanaklarıyla Eymir Gölü’nün çevresini ağaçlandırmış, doğal çevresini kirliliğe ve çarpık yapılaşmaya karşı korumuş ve hep Ankaralıların kullanımına sunmuştur. Eymir Gölü’ne yaya girişlerde bir kısıtlama veya ücret söz konusu değildir. Sadece doğal çevreyi ve kullanıcıları aşırı araç trafiğinden korumak amacıyla özel araç girişleri için Göl Kartı istenmektedir
Kıyı Kanunu su havzalarında kıyıdan itibaren 100 metrelik bantın kamuya açılmasını emreder. Tüm göl bölgesi, Or-An Bölgesindeki ODTÜ Ormanı kamuya açıktır.
Eymir Gölü bugün halkın rekreasyon ihtiyacına cevap verdiği gibi eğitim ve bilimsel araştırma amaçlarıyla da yoğun olarak kullanılmaktadır.

Yol ve Kent-İçi Ulaşım Konusu

Son ay içinde Ankara BŞB Başkanı, ATO ve ASO Başkanları ODTÜ arazisi içinden yol geçirilmesi konusunda basında demeçler vermişler ve “ODTÜ, Ankara’nın Gelişmesini Engellemesin” şeklinde ifadeler kullanmışlardır.
Kamuoyunda tartışmaya açılan yollardan bir tanesi, “Anadolu Bulvarı”nı “Konya Yolu”na bağlayan yol projesidir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Anadolu Bulvarı’nı Konya Yolu’na bağlayacak güzergah üzerindeki araziyi 1993 yılında Karayolları’na terk etmiştir.
Gündeme tekrar getirilen ikinci proje ise; Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce yapılan 1/25000 ölçekli planda bulunan Bilkent Yolu ile Anadolu Bulvarı arasında ve Eskişehir Yolu’na paralel olarak önerilen yoldur. ODTÜ’nün eğitim binaları arasından geçmesi planlanan bu yol, ”şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığı, üniversitenin bütünlüğünü bozacağı, can tehlikesi oluşturacağı ve kamu yararına aykırı olduğu” gerekçeleriyle mahkemeler tarafından uygun görülmemiştir. Ancak ODTÜ, doğal ve arkeolojik sit alanları ile orman olarak tescil edilmiş alanları tahrip etmeden yapılacak tünel uygulamalarını hep önermiş ve desteklemiştir.
Ankara’nın trafik sorununun çözümü için, yeni yollar açmaktan çok, toplu taşıma sisteminin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Eskişehir yolu aksında, araç trafiğinin her gün artmasının başlıca nedeni metro sisteminin uzun yıllardır hizmete sokulmamasıdır. Metro ve diğer toplu taşıma sistemleri devreye girmediği taktirde, Ankara’nın ulaşım sorunlarına kalıcı çare bulunamayacaktır.

Basın Toplantısının tamamının videosu http://www.metu.edu.tr/tr/odtu-imar-plani-yollar-eymir-golu-ile-ilgili-basin-toplantisi-notlari linkinde

Basın toplantısı sunumu: http://www.metu.edu.tr/sites/default/files/ODTU_imar.ppt linkinde

 

videoeylem_alg

karahaber ve balikbilir videoeylem atölyesi – odtü sosyoloji günleri

OdtÜ 2002 -2012: Video/düşünüm Atölyesi I & II

Ulus Baker, duygular sosyolojisini, hislerin ve sezgilerin, pratik bilgeliğin sosyolojisi üzerine kurarken, duygular ile onları somut yaşam koşulları içinde görselleştirebilme ihtimali arasında güçlü bağlar olduğunu iddia ediyordu. Ona göre, duygular tarif edilmekten çok “görülebilen” şeylerdi, ancak imajlarla ile harekete geçirilebilir. Bir “ars memorativa”, hatırlatma sanatı olarak videonun gücü de burdan geliyordu.

Bizler, Karahaber ve Balıkbilir video/eylem atölyeleri olarak, 2002-2012 yılları arasında OdtÜ yerleşkesindeki video kayıtlarımız üzerinden, üzerine düşünülebilecek görsel bir kısa tarih sunmak, görmek ve göstermek istiyoruz.

ODTÜ – İİBF – Siyaset Bilimi ve Ekonomi Toplulukları Odası
11 Mart Pazartesi 11.00 – 12:30
12 Mart Salı 11.00 – 12:30

Katılacak videoaktivistler
karahaber videoeylem atölyesi’nden
– tennur baş
– özlem sarıyıldız
– özhan önder
– oktay ince
balıkbilir videoeylem atölyesi’nden
– onur metin

İki adet atölye yapılacaktır. Atölyeler 11 Mart Pazartesi ve 12 Mart Salı günleri 11.00-12.30 saatleri arasında olacaktır. Atölyeler birbirini takip edeceği için ilgilenenlerin her iki atölyeye de katılmalarını rica ediyoruz.

Kampüse girmek için ücretsiz davetiyeleri Kızılay Konur Sokak’taki Kitapça Kafe’den, AŞTİ’de Keyf-i Alem’den ve 100. Yıl’da Komünist Bakkal’dan (Sarıpınar Gıda) edinebilirsiniz.

asistanimaguvence

ODTÜ Araştırma Görevlilerinden Üniversite Yönetimine Çağrı : Video

ODTÜ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN ORTAK SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ İÇİN ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE ÇAĞRIMIZDIR

Bizler ODTÜ Araştırma Görevlileri olarak, geleceği belirsiz çalışma koşulları içinde güvencesiz ve geçici bir işgücü haline getirildiğimizi ve bu süreçte üniversite yönetiminin önemli bir sorumluluğu olduğunu düşünüyoruz. Çalışma koşullarımız ve süremiz, görev tanımımız, akademik çalışmalarımızın yürütülmesi, ÖYP, kadrosuz çalıştırılan öğrenciler, mobbing, öğretim üyeliğine atanma ve üniversite yönetimine katılım gibi ortak sorunlarımızın çözümü için “ODTÜ Asistan Dayanışması” olarak iş güvencesi ilkesi ile bir araya geldiğimizi beyan ediyoruz. Üniversite yönetimini aşağıda belirtilen taleplerimize kulak vermeye ve ortak sorunlarımıza ilişkin çözümleri birlikte bulmaya davet ediyoruz.

1. ÇALIŞMA KOŞULLARI, SÜRESİ VE HARÇLARA İLİŞKİN TALEPLERİMİZ
1.1 ODTÜ’de araştırma görevlilerinin çalışma süresiyle (2+4+1 yıllık süre) ilgili senato kararının (2006/13-1) acilen durdurulması gerekmektedir. 6 Şubat 2013 tarih 28551 sayılı YÖK yönetmelik değişikliği göz önünde bulundurulduğunda “3+6+1” yıllık çalışma süresinin altında bir süre bizler açısından kabul edilemez.
1.2 12.12.2006 tarihinde senato tarafından çıkarılan karar ile hangi bölümlerden, kaç araştırma görevlisinin hangi gerekçelerle üniversite ile ilişiklerinin kesildiğini şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmasını istiyoruz.
1.3 ODTÜ’de 50/d’den 33/a kadrosuna geçirilen araştırma görevlilerinin sayısını, bölümlere/birimlere dağılımını ve hangi gerekçeyle bu kadroya geçirildiklerinin şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmasını istiyoruz.
1.4 ODTÜ’de doktoralarını başarı ile tamamlayan hiçbir araştırma görevlisinin üniversitedeki görevine keyfi olarak son verilmemesini ve doktora sonrasında en az 1 yıllık bir süre boyunca görevimize devam etmeyi talep ediyoruz. Bölüm kurullarının uygun görmesi durumunda, ODTÜ’de doktorasını başarıyla tamamlayan araştırma görevlilerinin bu 1 yıllık süre içerisinde iş güvencesinin sağlanmasını (mevcut yasa çerçevesinde bu 33/a kadrosudur) ve bu uygulama için gerekli kriterlerin kurumsal, objektif ve şeffaf süreçlerle belirlenmesini talep ediyoruz.
1.5 ODTÜ’nün tanımladığı “normal öğretim süresi” içerisinde yüksek lisans ve doktoralarını tamamlayamadıkları gerekçesiyle araştırma görevlilerinden harç alınmamasını ve alınan harçların geçmişe yönelik olarak ve herhangi bir taahhütname istenmeksizin iade edilmesini istiyoruz.
1.6 Araştırma görevlilerine akademik çalışmalarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmeleri için asgari fiziksel, mekânsal şartların (oda, sarf malzemesi, teçhizat vb.) sağlanmasını istiyoruz.

2. ÖĞRETİM ÜYELİĞİ’NE İLİŞKİN TALEPLERİMİZ
Son dönemde; (1) YÖK bursunda ve kriz koşulları dolayısıyla yurt dışı kaynaklı burslarda azalma yaşanması, (2) yurt dışında akademik çalışmalara izin verilmesinde yaşanan sorunlar ve (3) doktoramızı tamamladıktan sonra görevimize son verilmesi gibi uygulamalar yurt dışında akademik çalışmalar yapmamızı güçleştirmektedir. Tüm bunlar bizlerin akademik niteliğiyle ilişkili olmayan durumlardır. Bunlardan daha önemli olan sorun; çalıştığımız, aidiyet hissettiğimiz, katkı sağlamak istediğimiz kendi üniversitemizin, “burs yoksa, yurt dışında akademik çalışma yoksa, burada geleceğin de yok” tavrıdır. Bu, bizlerin ODTÜ’de tamamen geleceksiz, güvencesiz ve belirsiz koşullarda araştırma görevliliği yapmamız anlamına gelir. Geleceğimize yönelik böylesi bir güvencesizlik ve belirsizlik bizler açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Bu duruma karşı üniversite yönetiminden taleplerimiz şunlardır:

2.1 ODTÜ kendi öğretim üyesini yetiştirmek için araştırma görevlilerinin de katılımıyla bir program/strateji oluşturmalıdır.
2.2 Doktorasını ODTÜ’de başarıyla tamamlayan araştırma görevlilerinin öğretim üyesi olabilmesini kategorik olarak reddeden içten beslenmeye (inbreeding) karşı uygulama gözden geçirilmelidir.
2.3 Doktorasını ODTÜ’de yapan araştırma görevlileri için, eğer yurtdışında akademik çalışma yapmış olma zorunluluğu aranacaksa, yüksek lisans ve doktora farkı gözetmeksizin, iki dönem yurtdışında akademik çalışma yapmış olmak öğretim üyeliğine atanma açısından yeterli bir kriter olarak kabul edilmelidir.
2.4 ODTÜ yurt dışında çeşitli üniversitelerle yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası araştırmaya ilişkin ortak programları çoğaltmalıdır. Araştırma görevlilerine bu programlar çerçevesinde araştırma olanakları sunulmalıdır.
2.5 Bölümler arası farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda; her bölümün/fakültenin atama terfi kriterlerinin farklı olduğu gibi, yurtdışı doktora zorunluluğu konusunda da bu kararın bölümlere bırakılması gerekmektedir.

3. ÖYP’Lİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN TALEPLERİMİZ
3.1 ÖYP araştırma görevlilerinin akademik çalışmaları için ayrılan kaynakların
kullanım süreci şeffaf ve katılımcı bir şekilde işletilmelidir. Bu kaynakların kullanım süreci araştırma görevlisinin bilgisi dâhilinde işletilmeli ve ÖYP konusunda ODTÜ’nün yetkili kıldığı birimlerin dışındaki kişilerin inisiyatifinde olmamalıdır.
3.2 Araştırma görevlisinin bizzat yaptığı harcamalar ile bölüm adına yapılan harcamalar ÖYP portalı sisteminde ayrı başlıklar altında yer almalıdır.
3.3 ODTÜ, ÖYP araştırma görevlileri ile kadrolarının bağlı bulunduğu üniversiteler arasındaki ilişkilerin yürütülmesinde işlev gören koordinasyon mekanizmasını daha etkin işletmelidir.
3.4. ÖYP-KKTC araştırma görevlileri, içinde bulundukları burslu öğrenci statüsünden çıkarılmalı; maaşlar vb. konularda yaşadıkları hak kayıpları ortadan kaldırılarak sosyal güvenlik hakları temin edilmelidir.

4. GÖREV TANIMIMIZA İLİŞKİN TALEBİMİZ
4.1 ODTÜ’de araştırma görevlilerinin görev tanımına ilişkin üniversite yönetiminin ilke kararı almasını istiyoruz. Alınan ilke kararına göre ilgili denetimlerin yapılmasını ve araştırma görevlilerine hiçbir koşulda idari görevler ve sekreterlik işleri yaptırılmamasını talep ediyoruz.

5. AKADEMİK ÇALIŞMALARIN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN TALEPLERİMİZ
5.1 Kadro ayrımı yapılmaksızın, araştırma görevlilerine doktora yeterliliği geçmiş olma ve benzeri bir kriter aranmadan akademik çalışmalara katılım desteği sağlanmasını istiyoruz (yurtiçi ve yurtdışında konferanslara katılım vb.).
5.2 Araştırma görevlilerine yurt dışında akademik çalışmalar yapmak üzere en az iki dönem izin verilmesini, bu sürede “idari izinli” sayılmayı talep ediyoruz.
5.3 Araştırma görevlilerinin projelerde yürütücü olmasını engelleyen uygulamaya son verilmesini talep ediyoruz.

6. KADROSUZ ÇALIŞAN YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA ÖĞRENCİLERİNE İLİŞKİN TALEPLERİMİZ
6.1 ODTÜ’de çeşitli akademik, idari ve sekretarya işlerini yerine getiren yüksek lisans, doktora öğrencilerinin ve öğrenci asistanlarının kadrosuz bir şekilde çalıştırılması temel bir insan hakkı olan sosyal güvenlik hakkına aykırıdır. Bu konuyla ilgili çalışanlar lehine iş tespiti davaları olduğu bilinmektedir. Kadrosuz çalışan öğrencilerin ve öğrenci asistanlarının kadroya geçirilmesini talep ediyoruz.

7. MOBBİNG’E KARŞI FAALİYETLERE İLİŞKİN TALEBİMİZ
7.1 ODTÜ’de mobbing’e ilişkin öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, öğrenciler ve idari personeli kapsayacak şekilde üniversitedeki tüm bileşenlerin bilgilendirilmesini istiyoruz. Mobbing’e ilişkin olarak üniversite bünyesinde içerisinde araştırma görevlilerinin de bulunduğu, üniversitenin tüm bileşenlerinden oluşan bağımsız bir kurul oluşturulmasını ve bu kurulun şikâyetleri değerlendirmesini ve ilgili denetimleri yapmasını talep ediyoruz.

8. KAMPÜSTE LOJMAN HAKKINDAN FAYDALANMA TALEBİMİZ
8.1 Araştırma Görevlileri lojman hakkından mahrum bırakılmamalıdır. Araştırma Görevlisi sayısının toplam çalışan sayısına oranında bir lojman kontenjanı Araştırma Görevlileri’ne ayrılmalı, talep eden Araştırma Görevlilerine objektif kriterlere göre lojman tahsisi yapılmalıdır.

9. ÜNİVERSİTENİN YÖNETİMİNE KATILIMA İLİŞKİN TALEPLERİMİZ
9.1 Kadro farklarından bağımsız olarak tüm araştırma görevlileri, ODTÜ’nün asli unsurlarıdır ve ODTÜ’ye aynı şekilde hizmet etmektedir. Bu anlamda statü farkı gözetmeksizin tüm araştırma görevlilerinin bölüm ve fakülte kurulu toplantılarına eşit söz hakkı ile temsiliyeti sağlanmalıdır. Araştırma görevlileri bölüm başkanlığı, dekanlık ve rektörlük seçimleri de dâhil olmak üzere, üniversite üst kurullarında da oy kullanabilmelidir.
9.2 Yönetimde şeffaflık ve katılımcılık ODTÜ yönetiminin çok önemli bulduğumuz temel ilkelerindedir. Tüm senato toplantı gündemlerinin toplantı öncesinde ODTÜ kamuoyu ile paylaşılmasını ve toplantının interaktif ortamda canlı olarak yayınlanmasını ve toplantılarda alınan kararların web sitesi aracılığıyla paylaşılmasını istiyoruz. Ayrıca araştırma görevlilerinin üniversite senato toplantılarına temsilcileri aracılığıyla katılmasını talep ediyoruz.

Bizler gelecek öğretim üyeleri, ODTÜ’nün hem niteliksel hem niceliksel anlamda önemli bileşenleri, genç ve dinamik elemanları olarak, YÖK’ün önerdiği koşullardan dahi daha olumsuz çalışma koşularında istihdam edilmeyi kabullenmiyor; ODTÜ yönetiminin taleplerimiz konusunda bir an önce somut adımlar atmasını bekliyoruz.

ODTÜ ASİSTAN DAYANIŞMASI
e-posta grubu: odtuarastirmagorevlileri@googlegroups.com
facebook sayfası: http://www.facebook.com/OdtuAsistanDayanismasi

ahmetacaruralakbulut

ODTÜ Rektörü de terörist çıkmasın

radikal gazetesi, Cüneyt Özdemir’in yazısı

ODTÜ Rektörü’nün çıkışı anlamlı anlamlı olmasına ama yarın bir dalgada o da kendisini bulursa şaşırmamak gerekir. İzleyelim, görelim.

Geçen hafta Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü 2012 raporunu açıkladı. Türkiye en fazla tutuklu gazetecinin bulunduğu bir ülke olarak ilk sırada yer alıyor. Çin’i, Eritre’yi, hatta diktatör Esad’ın Suriye’sini bile geride bırakmış durumdayız. Bu rekor ile ne kadar övünsek az!

Ben yine de Türkiye’deki gazetecilerin şanslı olduğuna inanıyorum. Zira hâlâ tutuklu sayıları bir rapora girebiliyor. O rapor dünya çapında haber olabiliyor. Türkiye’de tutuklu gazetecilerden daha şanssız olan kim olabilir diye sorarsanız, tutuklu öğrenciler derim. Onların ne bir raporda ne de bir haberde esamisi okunuyor. Sayıları bakanlık açıklamasına göre 100 civarında, öğrenci derneklerinin açıklamalarına göre 700 öğrenci tutuklu bulunuyor. Pek çoğunun en büyük suçu bir protesto eylemine katılmak. Aralarında ‘Grup Yorum bileti sattığı’ suçlaması yöneltilen de var, basın açıklaması yaptığı için suçlanan da… Aylardır tutuklu bulunan üniversite öğrencilerinin çoğu için başka bir delil ortaya konamıyor.
Tıpkı Başbakan’ı protesto eden ODTÜ’lü öğrenciler örneğinde olduğu gibi hemen hepsi terör şubesinin operasyonları sonrasında ‘yakalanmış’. Hepsi tutuklu yargılanıyor. Bana cezaevlerinden ulaşan bazı mektuplardan anladığım kadarıyla bazı savcılar bu öğrencileri tutuklarken açıkça “Hele bir-iki ay yat, aklın başına gelsin” demekten de çekinmiyorlar.
Türkiye’de basın konusunda işlerin iyi gitmediği ortada ancak ortada olmasa da öğrenci eylemlerine, protestolarına, hareketlerine hükümetin toleransının sıfır olduğu. Bu yüzden ODTÜ Rektörü’nün çıkışı anlamlı anlamlı olmasına ama yarın bir gün bir dalgada o da kendini bulursa şaşırmamak gerekli. Zira öğrenci eylemlerine bu kadar toleranssız yaklaşan bir iktidar elbette bu eylemlerde dayak yiyen öğrencilerine öyle ya da böyle sahip çıkan bir rektöre de göz açtırmayacaktır. Tutuklu öğrencilerin durumu nasıl diğerlerine ders olsun diyeyse rektörün durumu da diğerlerine ‘ders olsun’ diye gelişecektir… İzleyelim, görelim.

İngiltere’nin ünlü gazetesi Guardian, haftalık olarak ‘weekly’ adında bir ek çıkarıyor. İşte o ekin dün yayımlanan sayısında Türkiye’deki serbest bölgeler ile ilgili bir makale de yer aldı. Türkiye’nin ekonomik gücü yerlere göklere konulmuyor. Avrupa Birliği üyelerinin Türkiye’yi dışlayarak ne kadar yanlış yaptıklarını günün birinde anlayacakları anlatılıyor. Türkiye’nin ekonomik gücünün övüldüğü bu makale, gelin görün ki Türkiye’nin demokrasisine eleştirilerle bitiyor. Bazen bazı şeyleri biz söyleyince bazıları bu eleştirilerden kurtulmak için çareyi bizleri taşa tutmakta buluyor. Canları sağ olsun… Gelin görün ki manzara biz taşlansak da başkaları tarafından net olarak görülüyor.
Londra ile Paris arasında bir kıyaslama yapacak olsam kesinlikle Parisli kadınlar Londralılardan çok daha şık. En azından babet ve ayı kulaklı bere modası Paris’e uğramamış, bakın bu net!

Geçen gün Muhteşem Yüzyıl’ın yapımcısı Timur Savcı’yı aradım. “Başbakan’ın sözlerinden sonra üzerinizde bir baskı var mı?” diye sordum. “Yok” dedi. Timur ile çok uzun zamandır tanışırız. Hatta ‘Sağır Oda’ dizisinde beraber yapımcılık yapmışlığımız da var. Timur’un Türk dizi sektöründe böylesine efsane bir isme dönüşeceği daha o zamanlar iş ahlakından ve vizyonundan belliydi. Muhteşem Yüzyıl üzerine biraz sohbet ettik. Diziden ilginç haberler verdi. Muhteşem Yüzyıl son olarak Meksika ve Kolombiya’ya satılmış. Yani bir zamanlar biz Brezilya dizileri izlerken artık Latin Amerika, Türk dizileri izlemeye başlamış, haberimiz yok. Dizinin şu ana kadar kaç ayrı ülkeye satıldığını Timur bile unutmuş durumda. İlginç olan, bazı ülkeler ilk gösterim hakkını kendileri istiyorlarmış. Yani biz dizinin Türkiye macerasını konuşup tartışadururken artık küresel bir fenomen ile karşı karşıyayız. Bravo Timur Savcı’ya, muhteşem bir başarı…
Hepinize iyi pazarlar sevgili cingöz Radikal okurları.

 

441px-Arı

İTÜ’lü akademisyenlerden ODTÜ’ye destek


İTÜ Öğretim Üyelerinden ODTÜ’ye destek:

Geçtiğimiz günlerde ODTÜ yerleşkesinde meydana gelen olaylarda polisin öğrencilere ve üniversite mensuplarına uyguladığı şiddeti kınıyoruz. Söz konusu olayların asıl sebebi orantısız güç kullanan polistir. ODTÜ yerleşkesinde öğrenciler protesto haklarını kullanmalarına rağmen, en küçük bir eleştiriye bile tahammülsüz iktidarın gazabına uğramışlardır. Olayların akabinde hükümet çevrelerinin ve çeşitli üniversite rektörlüklerinin söz konusu şiddete maruz kalan öğrenciler, öğretim üyeleri, üniversite çalışanları ve ODTÜ Rektörlüğü’ne yönelik açıklamalarının demokratikleşme sürecine herhangi bir biçimde katkıda bulunması mümkün değildir. Yapılan açıklamada “Türkiye Cumhuriyeti’nin uzay bilimleri ve teknolojileri alanında göstermiş olduğu bu tarihi başarı, ne yazık ki ODTÜ yerleşkesinde bazı öğrencilerin şiddet eylemleriyle gölgelenmeye çalışılmıştır” ifadesinin gerçekleri tamamen çarpıttığını vurgulamak isteriz. Olaylarda şiddet kullanan öğrenciler değil polistir. Ayrıca olayların ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Birimleri tarafından düzenlenen operasyonla, darbe dönemlerini aratmayacak bir şekilde öğrencilerin evlerine baskın yapılarak gözaltına alınmaları, demokratik haklarını kullanan öğrencilerimize yönelik ciddi anlamda hak ihlallerinin yapıldığını gösteriyor. Öğrencilerimize yönelik tahammülsüzlüğü kaygıyla izlediğimizi, öğrencilerin en ufak tepkilerini terörizmle ilişkilendirerek polis terörü oluşturulmasını korku toplumuna doğru bir gidiş olduğunu, demokratik bir ülkede yaşanmaması gereken durumlar olarak gördüğümüzü kamuoyuyla paylaşırız.

Doç. Dr. Ali Yıldız
Öğr. Görev. Dr. Arif Çağlar
Doç.Dr. Aybike Özer
Prof. Dr. Ayşe Erzan
Prof. Dr. Ayşe Şentürer
Prof. Dr. Cem Güçlü
Doç. Dr. Cem Servantie
Yard. Doç. Dr. Deniz Tunçalp
Araş.Gör. Didem Çınar
Doç. Dr. Dilay Çelebi
Öğr. Gör. Dr. Emin Alper
Doç.Dr. G. Emre Gürcanlı
Prof. Dr. Ertuğrul Tokdemir
Prof. Dr. Ferid Salehli
Prf. Dr. H. Özgür Özer
Prof.Dr. İlhan TALINLI
Doç. Dr. Kerem Cankoçak
Prof. Dr. Lerzan Özkale
Prof. Dr. Leyla Gören Sümer
Prof. Dr. Mahmut Hortaçsu
Prof. Metin H. Acar
Doç. Dr. Murat Aygün
Doç. Dr. Neslihan Serap Şengör
Prof. Dr. Ömer Faruk Dayı
Yrd. Doç.Dr. Özgür Özdemir
Yard. Doç. Özkan Karabacak
Doç. Dr. Saime Suna Kayam
Prof. Dr. Tayfun Akgül
Prof. Dr. Turan Öztürk
Y.Doç.Dr. Ü. Anıl Doğan

odtuyesahipcikotoyolahayir_b

ODTÜ’ye sahip çıkın! Otoyola hayır.

Çiğdem Adem anlatıyor.
Yil 1994. ODTU Cevre Toplulugu odasinda o zamanki ismi Cevre Gonulluleri sonraki ismi ODTU Doga Toplulugu olacak topluluklarla ODTU’ye Sahip Cikin: Otoyola Hayir kampanyasini yurutuyorduk. Sogutozu kavsagina yonca yapilmasi ve ODTU girisinin de Hazirlik kavsagina alinmasi ve kampusun icinden tasit gecisinin mumkun olmasi soz konusuydu. O donemde yeni yayinlanmaya baslanan, daha sonralari katkida da bulundugum, ODTU’LU dergisini kutuphanede bularak ilgiyle okumustum. Ilk sayilarindan birinde Sayin Kemal Kurdas’la yapilmis bir roportaj vardi. Roportajda Kemal Kurdas ormani nasil agaclandirdigini anlatiyordu. Ozellikle ahlat agaciyla konusup “Geliyoruz ahbap buraya, artik yalniz kalmayacaksin” demesinden cok etkilenmistim. Bu cumleleri alip, kampanyamizda kullandik. Sonucta, ODTU kapisi ayni yerinde kaldi. Kampusun icinden otoyol gecmesi cesitli nedenlerle onlendi, engellendi. Sayin Kurdas Hocamizin calismalari gerek kurucularindan oldugum ODTU Doga Toplulugu etkinliklerinde ve felsefesinde, gerekse Artvin Camili’de yuruttugum doga koruma calismalarinda yol gosterdi, ilham verdi. Anisi onunde saygiyla egiliyorum. Isiklar icinde yatsin.

Kaynak: http://www.kemalkurdas.metu.edu.tr/site-guestbook

19 Mayıs – Arkadaşın tutuklu !

 Bugün Ondokuz Mayıs, Mayısın ondokuzu!
Sen ey Türk istiklâlinin koruyucusu, Sen ey ülkemizin geleceği,
Sen ey demirparmaklıklarda barfiks yapan,
Ranzalarda parende atan Sportmen ve kahraman Türk Gençliği,
Önünde senin bütün Kilit-bahirler açık,
Ama her zaman Samsun’a çıkılmaz a,
Bu sabah da avluda volta atmağa çık!


EK-1: Halen tutuklu bulunan öğrencilerin liste ve bilgileri

EK-1: Aşağıda yer alan liste; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından verilen cezalar sonucunda halen tutuklu bulunan öğrencilerin bilgilerini içermektedir. Ekteki tablolarda yer alan isimler genelde solcu öğrenciler olup; “KCK üyesi olmak” iddiasıyla tutuklananların sayısının daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. 

Tablo 1.  İstanbul Tutuklu Öğrenci Listesi

Ad Soyad

Okul ve Bölüm

Tutuklu bulundukları Cezaevi

Selçuk Akagündüz Dicle üniversitesi Dicle Üniversitesi Kimya bölümü Öğrencisi 7.12.2009 tarihinden beri Kandıra 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
 Rohat Taysun  İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi 21.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 1 No’lu F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 3.
 Songül Sıcakyüz  Dicle Üniversitesi Matematik Bölümü Öğrencisi 21.05.2010 tarihinden beri  Bakırköy Kadın cezaevinde tutuklu
  1. 4. 
 Ercan Marhan İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Edirne F tipi ceza evinde tutuklu
  1. 5. 
 Kemal Tibelik Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi  14.02.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
 Sercan Avşar  İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
 Orhan Eren Topalan Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu.
  1. 8. 
 Müslüm Karayazgan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi  Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 9. 
 Erdal Beşer  İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğrencisi 27.04.2011 tarihinden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 10. 
Osman Özdemir İstanbul Üniversitesi Hukuk  Fakültesi Öğrencisi 27.04.2011 tarihinden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 11. 
 Yılmaz Sarı  Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema Televizyon Bölümü Öğrencisi Tekirdağ 2  no’lu F tipi cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 12. 
 Mehtap Oktar  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Bakırköy Kadın Tutukevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 13. 
 Fatma Özdemir  Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Bakırköy Kadın Tutukevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 14. 
 Gurbet İlbars Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğrencisi. 26.04.2011 tarihinden beri Kandıra 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 15. 
İlhan Koyu  Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik Bölümü Öğrencisi Tekirdağ 2  no’lu F tipi cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 16. 
Volkan Boyraz  İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğrencisi Tekirdağ 2  no’lu F tipi cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
 Şafi Onat İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 18. 
 Mehmet Özcan  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde  21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 19. 
 Ersin Kazğan  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi 11.02.2011 tarihinden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 20. 
 Tuncay Genç İstanbul Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Öğrencisi 31.03.2011 tarihinden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 21. 
Hakan Yalçınkaya  İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğrencisi 01.04.2011 tarihinden beri Kandıra 1 No’lu F tipi cezaevinde
  1. 22. 
 Agit Tan Samandıra Endüstri Meslek Lisesi Öğrencisi 02.05.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu.
  1. 23. 
Bayram Gümüşay Bağcılar Barboras Lisesi Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipinde tutuklu
  1. 24. 
 Mehmet Karabacak  Esenyurt Lisesi Öğrencisi 09.06.2011 gününden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 25. 
 Erhan Gürçay  Esenyurt Lisesi Öğrencisi 09.06.2011 gününden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 26. 
 Bişar Çoban Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi Tekirdağ 2 No’lu F Tipi cezaevinde 12.12.2010 tarihinden beri tutuklu
  1. 27. 
 Diyedin Gülen Esenyurt Fatih Sultan Mehmet Lisesi Öğrencisi 09.06.2011 gününden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 28. 
 Bahattin Kartal Esenyurt Lisesi Öğrencisi 24.03.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 29. 
 Esra Sekman  Marmara Üniversitesi  İletişim Fakültesi Öğrencisi 02/05/2011 tarihinden beri Bakırköy kadın tutukevinde tutuklu
  1. 30. 
 Burhan Şık  Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi  Öğrencisi 02/05/2011 tarihin beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 31. 
 Cihan Kırmızıgül  Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğrencisi Tekirdağ 2 Nolu F Tipi cezaevinde 12.10.2010 tarihinden beri tutuklu
 Tufan Öter  Balıkesir Üniversitesi Öğrencisi 1.5 yıldır Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  •  
Ramazan Oba Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğrencisi 15.07.2009 dan beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
 Meltem Yıldırım İstanbul Üniversitesi Öğrencisi 31.03.2011 tarihinden beri Bakırköy Kadın tutukevinde tutuklu
  1. 34. 
 Hakan Yılmaz  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Edirne F tipi ceza evinde tutuklu
  1. 35. 
 Suat Tuncay  Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 36. 
 Hikmet Yaygın Sakarya Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 37. 
 Özkan Yağcı Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 38. 
 Hasret Dayan  Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Bakırköy kadın tutukevinde  tutuklu
  1. 39. 
Ersin Çakır  Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 40. 
 Erdal Yiğit Sakarya Üniversitesi Eğitim  Fakültesi Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 41. 
Abdullatif Olam Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğrencisi 24.05.2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 42. 
 Serdar Eren Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Öğrencisi 15.09 2009 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 43. 
Meltem Yağmur Bovkır  İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğr. 14.02.2011 tarihinden beri Bakırköy Kadın tutukevinde tutuklu
  1. 44. 
 Bilal Kandemir Bağcılar Orhan Gazi Lisesi Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 45. 
Bayram Yılmaz İstanbul Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Kandıra  2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 46. 
 Kayhan Tüney İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Edirne  F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 47. 
 Vahit Erdoğdu  Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Edirne F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 48. 
Serkan Avşar Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü Öğrencisi. 02/05/2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 49. 
Ferhat Döner Bağcılarda Lisesi Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Kandıra F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 50. 
 Ahmet Çoban  İstanbul Üniversitesi Felsefe Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Kandıra  2 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
 Kenan Dede  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğrencisi Tekirdağ 2 no’lu cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu
  1. 52. 
 Şilan Dörtyama  Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Bakırköy kadın tutuk evinde tutuklu
  1. 53. 
 Muhammet Gelturan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi 14.02.2011 tarihinden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 54. 
 Fırat Baran  İ.Ü. Edebiyat Fakültesi 2.Sınıf Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Tekirdağ 2 no’lu F tipi cezaevinde tutuklu
 Adem Şahin  Marmara Üniveritesi Tarih Bölümü 5.Sınıf Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Tekirdağ 1 no’lu F Tipi Cezaevinde tutuklu
 Ramazan Karadağ  Uşak Üniversitesi İİB Fakültesi Kamu Yönetimi 2. Sınıf Öğrencisi 24.04.2011 tarihinden beri Tekirdağ 1 No’lu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 57. 
 Ferhat Tüzer Trakya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Makine Bölümü 2. Sınıf Öğrencisi Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevinde 18 aydır tutuklu (tahliye edildi)
  1. 58. 
Berna Yılmaz Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü 4. Sınıf Öğrencisi Bakırköy Kadın Cezaevinde 18 aydır tutuklu (tahliye edildi)
  1. 59. 
 Tuğba Kahraman İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili Edebiyatı Öğrencisi Bakırköy Kadın Cezaevinde 21.05.2011 tarihinden beri tutuklu.
  1. 60. 
 Sezer Duruk İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Kandıra F tipinde tutuklu
  1. 61. 
Abdulkahar Karaç Yıldız Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Kandıra F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 62. 
 Aysel Gürel Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğrencisi 21.05.2011 tarihinden beri Bakırköy Kadın Cezaevinde tutuklu
  1. 63. 
Naim Türköz   Çanakkale 18 Mart Üniversitesi İnşaat Teknolojileri Bölümü Öğrencisi. 11 Şubat 2011 tarihinden beri Edirne F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 64. 
 Talat Şeyhanoğulları   Marmara Üniversitesi Basın Yayın Bölümü 2. Sınıf Öğrencisi 3,5 aydır Tekirdağ 2 Nolu F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 65. 
Kadri Turgut  Yıldız Üniversitesi Siyasal Ve İdari İşler Bölümü Öğrencisi 5 aydır Tekirdağ 2 Nolu F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 66. 
 İlhan Çetin  İstanbul Üniversitesi Felsefe 3. Sınıf Öğrencisi 2 Eylül 2010 tarihinden beri Kandıra 1 nolu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 67. 
 Hasan Çalhan İstanbul Üniversitesi Adalet Yüksek Okulu 2. Sınıf Öğrencisi 11 Şubat 2010 tarihinden beri Edirne F tipi cezaevinde tutuklu.
  1. 68. 
 Ergün Koçak  İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğrencisi 11 Şubat 2010 tarihinden beri Edirne F Tipi cezaevinde tutuklu
  1. 69. 
 Murat Aygül İstanbul Hukuk Fakültesi Son Sınıf Öğrencisi 11 Şubat 2010 tarihinden beri Tekirdağ 2 nolu F tipi cezaevinde tutuklu
  1. 70. 
 Leyla Akyıldız Eskişehir Üniversitesi Sanat Tarihi 1. Sınıf Öğrencisi Temmuz 2010 tarihinden beri Bakırköy Kadın Cezaevinde tutuklu
  1. 71. 
 Medet Avınca  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 72. 
 Mazlum Kavak  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 73. 
Hakan Beyhan Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu.
  1. 74. 
Yakup Taş  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 75. 
Cüneyt Arslan   Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 76. 
Yunus Abatay   Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 77. 
Mürvet Kasımlıoğlu Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Gebze M Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 78. 
Ayla Şimşek Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi  16 aydır Gebze M Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 79. 
Mehdi Aspar Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
 Mutih Aydın Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
 Kenan Demir  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
 Murat Yıldız  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 83. 
Faruk Görken Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 84. 
Gurbet İlbar  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 7 aydır Gebze M Tipi Cezaevinde tutuklu
 Cabbar Alp  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 7 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 86. 
 Feyzullah Kılıç  Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu
  1. 87. 
Veysi Kaya Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi 16 aydır Kandıra F Tipi Cezaevinde tutuklu

Not: İstanbul Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından tutuklama kararı verilen öğrenci listesi ÇHD İstanbul Şubesi’nce hazırlanmıştır.

 

Tablo 2. Ankara’da, Hopa Olaylarını Protesto Ettikleri İçin Tutuklanan Öğrenciler

Ad Soyad

Üniversite ve Bölüm

Tutuklu bulunduğu Cezaevi

Eda Dişkaya Hacettepe Ünv. İstatistik Bölümü 3. Sınıf

Sincan Kadın Cezaevi C 2 Koğuşu

Demet Yılan Ankara Ünv. DTCF Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf

Sincan Kadın Cezaevi J 3 Koğuşu

Ferhat Konukçu Ankara Ünv. Jeoloji Mühendisliği Sincan Çocuk ve Gençlik Cezaevi A-3 Koğuşu
Soner Torlak Ankara Ünv. SBF Siyaset Bilimi Bölümü Doktora

Sincan 1 No’lu L tipi Cezaevi  B 5 Koğuşu

Ozan Gündoğdu Ankara Ünv. SBF İktisat Bölümü 2. Sınıf

Sincan 1 No’lu L tipi Cezaevi  C 15 Koğuşu

Ö. Çağdar Ersoy ODTÜ Metalürji Mühendisliği 1. Sınıf

Sincan 2 No’lu L tipi Cezaevi  A 8 Koğuşu

Çağrı Yılmaz Ankara Ünv. İletişim Fakültesi 3. Sınıf Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi A 7-20 Koğuşu
Uğur Tuna Ankara Ünv. Beden Eğitimi Öğretmenliği 1. Sınıf

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi A 7-20 Koğuşu

Hikmet Tanıl Ankara Ünv. Ziraat Mühendisliği 1. Sınıf

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi A 7-20 Koğuşu

Uğur Uzunpınar Ankara Ünv. Ziraat Mühendisliği 1. Sınıf Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi C 11 98 Koğuşu
Tayfun Yıldırım Ankara Ünv. DTCF Coğrafya Bölümü 1. Sınıf

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi C 11 98 Koğuşu

Nuri Özçelik Hacettepe Ünv. Türk Halk Bilimi Bölümü 1. Sınıf

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi B 2-56 Koğuşu

Can Kaya Hacettepe Ünv. Uluslar arası İlişkiler 2. Sınıf Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi B 2-56 Koğuşu
Kadir Aydoğan Anadolu Ünv. Tarih Bölümü 1. Sınıf Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi A 4-11 Koğuşu

Hopa’da Çıkan Olaylar Nedeniyle Tutuklanan Öğrenciler

İbrahim Aksu

-

Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi

Şaban Kotil

-

Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi

Ender Yalçın

-

Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi
Erhan Köse

-

Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi

Diğer Tutuklu Öğrenciler

Uğurcan Soyubelli

-

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi

Didem Ezgi Serap

-

Sincan Kadın Cezaevi

Yusufcan Yıldırım

-

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi

Rıdvan Akbaş

-

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi

Bilgehan Karpat

-

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi

Fırat Barik

-

Sincan 1 No’lu F tipi Cezaevi C 7-88 Koğuşu

Mehmet Salih Eşari

AÜ DTCF

-

Erhan Ölçen

AÜ Eczacılık

-

Hasan Ertuğrul

-

Mehmet Akyar

Marmara Ü. Hukuk Fak.

-

Atilla Avar

Hacettepe Ün. Tarih Böl.

-

İdris Gürmez

Hacettepe Ün. Sosyal Hiz.

-

Mehmet Sultan Akyüz

Hacettepe Ün.

-

Zübeyir Sızıcı

AÜ DTCF

-

Mehmet Can Temel

Fırat Ün.

-

Nehar Avcı

AÜ Hukuk Fak.

-

Mesut Tekin

AÜ İletşim Fak.

-

Mehmet Salim Özer

ODTÜ

-

Kadir Kılıç

Gazi Ün. Coğrafya Öğr.

-

Feyyaz Deniz

Dicle Ün. Fen Ed. Fak.

-

Ali Haydar Yıldız

AÜ İletişim Fak. Gazetecilik

Not: Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından tutuklanma kararı verilen öğrenci listesi ÇHD Genel Merkezi tarafından hazırlanmıştır.

 

Tablo 3. İzmir Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri

Ad Soyad

Üniversite

Tutuklu olduğu Cezaevi 
Ali Emre Ecer

Ege Üniversitesi

2 Nolu Kırıklar F Tipi Cezaevi
Hasan Abiç

Ege Üniversitesi

2 Nolu Kırıklar F Tipi Cezaevi
Barış Dündar

Ege Üniversitesi

-

Veysel Akkurt

Ege Üniversitesi

Kırıklar F Tipi Cezaevi
Seçkin Savaş

Ege Üniversitesi

2 Nolu Kırıklar F Tipi Cezaevi
Leyla Yıldız

Ege Üniversitesi

Bergama Cezaevi
Fatoş Tuğral

Açıköğretim Öğrencisi

Bergama Cezaevi
Mehmet Fatih Kurt

Ege üniversitesi

-

Faruk Kara

Ege üniversitesi

05.04.2010 tarihinden beri tutuklu
Ufuk Aydın

Ege üniversitesi

05.04.2010 tarihinden beri tutuklu
Barış Okuducu

Ege üniversitesi

05.04.2010 tarihinden beri tutuklu
Rauf Düzsöz

-

3 Yıldır tutuklu
Faruk Kara

-

1 Yıl tutuklu
Turan Kaygısız

-

2 Yıl tutuklu
Eyüp Aygen

-

2 Yıl tutuklu
Erdi Açıkalın

-

2 Yıl tutuklu
Bekir Kurtay

-

5 Ay tutuklu
Süleyman Efe

-

Tutuklu bulunduğu il Denizli
Ömer Çiftçi

-

Denizli
Aziz Oruç

-

Denizli
Mehmet Bartan

-

Denizli
Fırat Zeydan

-

Denizli
Hanefi Kara

-

Denizli
Ersin Demirkol

-

Denizli
Gökhan Selbik

-

5 aydır tutuklu
Emrah Kandemir

-

5 aydır tutuklu
Azat Bulut

-

4 aydır tutuklu
İsmail Beşer

-

5 aydır tutuklu/Bergama
İrfan Oğur

-

7 aydır tutuklu/Bergama
Neval Aslan

-

 F1
Öznur Bartın

-

F1
Berna Güzel Pamukkale Üniv. Denizli D Tipi
Kesire Dinar Pamukkale Üniv. Denizli D Tipi

 

Tablo 4. Adana Özel Yetkili 8. Ağır Ceza Mahkemesi

Ad Soyadı Tutuklanma Tarihi

Mahkemesi

 

Ferhat Demir

08.05.2011

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Mesut Ecer

08.05.2011

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Enver Engin

08.05.2011

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Cihan Bülbül

08.05.2011

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Ali Yıldırım

08.05.2011

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Bayram Yakut

08.05.2011

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Ahmet Cebba

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Gizem Kımılı

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Serdar Karakeçi

13.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Cesur Demircan

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Mecnun Akgül

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Mürsel Yıldız

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Erdal Çelebi

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
İlyas Toptamur

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Hacı Aydın

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Abdurrahman Balıcak

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Ahmet Sadık Saner

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Mazlum Kapan

15.10.2010

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi

 

Tablo 5. Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi

Ad Soyad

Mahkemesi

İl

 

Cihan Şik Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Iğdır

Ayten Tikit Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Iğdır

Cihangir Ali Akkoyunlu Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Uğur Turgut Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Yetnur Yursever Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Çetin Şimşek Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Uygar Ufuk Karakoyun Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Ali İnan Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Vedat Sümer Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Erzincan

Emrah Z. Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Kars

Osman Kanat Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri

Kars

 

 Tablo 6: Malatya Özel Yetkili 3. Ağır Ceza Mahkemesi

Ad Soyad Mahkemesi
Abuzer Aslan

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi

Aykut Eroğlu Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Fırat Bulut Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Süphan Oruçlu Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Umut Çamlıbel Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Veysi Bahçıvanlı Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
İdris Bingöl Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Candaş Kat Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Düzgün Karal Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Sevda Kurban Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Çağdaş Aktepe Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Ayça Kılınç Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Erkin Kocaman Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Kubilay Uçucu Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Sevcan Göktaş Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Uğur Pektaş Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Yusuf Yılmaz Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Nevzat Tekel Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Pınar Altaş Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Zeki Baltacı Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
İbrahim Bakır Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Ejder Doğan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Gökhan Gümüş Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Mehmet Nur Tiryaki Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Naci Ataman Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Şükrü Yurtsever Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Zülfü Kara Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Gökhan Gökmen Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Gökhan Ongülü Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Hüseyin Baştimur Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Erdal Demir Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Mehmet Fatih Demiroğlu Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Mahfuz Dündar Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Ahmet Turan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Sait Kaya Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Murat Yıldız Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Mustafa Tunç Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Şeyh Ali Demir Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Cihan Kaya Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi

Onur Yürüyüşü – 2012 / ODTÜ

[nggallery id=2]

“TEKRAR HAYKIRIYORUZ!

HOMOFOBİK VE TRANSFOBİK ODTÜ YÖNETİMİNE, ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE EL UZATAN KÜLTÜR İŞLERİNE SESLENİYORUZ!

BİZLER HOMOFOBİK ve TRANSFOBİK BİR KAMPÜS İSTEMİYORUZ!

ODTÜ özgürlük isteyen HOMOFOBİ ve TRANSFOBİ karşıtlarıyla buluşacak!

Özgürlük şarkılarımızı bizi ısrarla duymayanlara karşı tekrar hep birlikte söyleyeceğiz! Öğrencisinden “brain”i esirgemeyen ODTÜ Yönetimi’ne “Hormonlu Domates”ini takdim edeceğiz. “I Brain ODTÜ” diyemiyoruz, üzgünüz, ama “I HormonluDomates ODTÜ” olarak düzeltiyoruz. Çünkü buradayız ve tekrarlıyoruz, homofobik ve transfobik bir kampüs istemiyoruz.

LGBT bireylere yönelik ayrımcılığa, nefret söylemi ve cinayetlerine, faşizme, cinsiyetçiliğe, ataerke, homofobiye, transfobiye, bifobiye karşı bizlerle birlikte yürümek, hak taleplerimizi birlikte yükseltmek için eşitlik ve özgürlüklerden yana olan herkesi 11 MAYIS Cuma günü, saat 18.00′de buluşma noktası olan KÜLTÜR VE KONGRE MERKEZİ (Caz Sahnesi) önüne bekliyoruz!

ONURLA NEYİ KASTEDİYORUZ?

Onur, LGBT’lerin, yani lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden onur duymaları anlamına gelir. Tarih boyunca LGBT’leri kontrol etmek ve ezmek için kullanılan “utanç” kavramının zıddıdır. “Kimliklerimizden utanç değil, aksine onur duyuyoruz” demenin bir yolu, bir olumlamadır.

ONUR ETKİNLİKLERİNİN ÇIKIŞ NOKTASI

Peki, nereden çıktı bu kutlama? Neyi kutluyoruz? Bu aslında bir yıldönümü. Üstelik bu yıl kırkıncısını kutladığımız bir yıldönümü. Tam kırk yıl önce 26 Haziran 1969’da trans, biseksüel, lezbiyen ve gey arkadaşlarımız, New York’ta Stonewall Inn adlı LGBT barında, uğradıkları haksızlıklara topluca karşı çıktılar. Polisin ve toplumun baskılarına daha fazla sessiz kalamadılar ve polis şiddetine karşı durdular ve polisi durdurdular. İlerleyen günlerde barın bulunduğu sokak, şehrin dört bir yanından gelen LGBT’lerle dolup taştı. Bu, artık bir şeylerin eskisi gibi olmayacağının göstergesiydi. Sembolik olarak o gün o sokakta başlayan mücadele, bugün dünyanın dört bir yanında hâlâ devam ediyor kırk yıldır.

Bugün “Batı” ülkelerindeki kutlamalardaki çoğu insan, ne yazık ki neyin yıldönümünü kutladıklarını bilmiyor. Batı’daki büyük kentlerdeki büyük onur etkinlikleri, mücadele eden örgütlerin katılımı olsa da, çoğunlukla büyük yerel ve çokuluslu şirketlerin LGBT müşteri kitlesine reklâm aracı olarak kullandığı, hatta bazı ikiyüzlü politikacıların LGBT seçmenlerine şirin gözükmek için boy gösterdiği, ticari bir etkinliğe, bir büyük partiye dönüşmüş durumda. Öte yandan Türkiye’de çoğumuz için hâlâ belki bazen çekinerek ama heyecanla “ben buradayım” demenin en önemli fırsatlarından biri. Pek çok eski Sovyet ya da Doğu Bloğu ülkesinde ise çoğu zaman saldırılara maruz kalan, bazen gerçekleştirilemeyen, ama denenmesi bile mücadelenin önemli bir ayağı olan bir etkinlik, onur etkinliği.”