gd_miray_balikbilir

Atık Kağıt/Geri Dönüşüm işçileri örgütleniyor / söyleşi : miray özturan

-Ankara’da nisan ayı.Aydınlık bir hava eşliğinde geri dönüşüm işçileri  ile Konur sokağın girişindeki bahçede sohbet ediyoruz..Yoldan gelen müzik sesleri sokaktan geçen atık kağıt işçilerinin seyirleri ve sesleriyle beraber.İlk nasıl örgütendiklerinden,geri dönüşümü sağlarken gördükleri baskılardan söz ettik..

-Sizin tanımlamanızla geri dönüşüm nedir?

Mazlum Çelik: Kağıt,plastik,naylon geri kazandırılabilecek maddeleri toplayıp,kilo hesabıyla satıp bundan yaşamlarımızı sağlıyoruz.Günde 7 ila 13 saat arasında çalışıyoruz.Çöp toplama saatlerine göre değişiyor.Geri dönüşüm işçileri,bizler  her gün ellerinde,sırtlarındaki arabalarıyla bir şehrin ‘’çöp’’lerini yani yeniden üretilebilir durumda olan her türlü nesneyi toplayarak şehrin,bulunduğu toplumun geri dönüşümüne katkıda bulunuyoruz ve bu yol ile yaşamlarımızı sürdürüyoruz.

 

İlk ne zaman örgütlenmeye başladınız,Geri dönüşüm işçileri kitlesiyle iletişiminiz ne açıdan oldu,Atık kağıt işçileri kimlerdir?

Mazlum Çelik: 2002 yılında örgütlenmeye karar verdik. Neler yapabileceğimizi düşünürken bizler örgütlenebileceğimizin farkına vardık ve kağıt işçisi arkadaşlarımızla bir araya geldik.Buradan toplumsal bir çıkış için de el arabalarımızı kullanmaya karar verdik.Ancak nasıl yapabileceğimizi,nasıl bir şiarla alana çıkabileceğimizi belirleyemedik.Aramızda politik anlamda birikimli arkadaşlarımız vardı.Biz o zamanlar daha politik değildik.’’KAPİTALİZMİ TARiHİN ÇÖPLÜĞÜNE ATMAYIN BEŞ PARA ETMİYOR’’ şiarıyla  yola çıktık.Bu şiarı da Marx’ın  Kapitalizmi tarihin çöplüne atın sözünden yola çıkarak edindik.Bizler sokaktaki çöplerin arasında da bir sınıfın doğduğunu,var olduğunu vurguladık ve bugün resmi rakamlara göre beşyüzbin kağıt işçisi var Türkiyede ancak bizim düşüdüğümüz sayı ise bir milyona yakın.Çünkü kapıcısı da bu işi yapıyor farklı bir mesleği olan insan da.Bu insanlar her gün sırtlarındaki arabalarıyla evine ekmek götürüyor böyle bir sınıf var.Bunu nasıl örgütleyebiliriz derken,dernekleşme yolunu seçtik ve 2002-2003 yıllıarında Ankarada dernekleştik.Kapatıldı ancak bugün tekrar dernekleşme için valiliğe başvurumuzu yaptık ve onay bekliyoruz.

Atık kağıt işçileri olarak alanlara,meydanlara çıkmamızın ana sebeplerinden biri  çektiğimiz acılardır.Çöplerin arasında yaşam savaşı vermek.Zabıtanın,polisin üzerimizdeki baskısı ve bunu teşhir etmek amacıyla  örgütlendik.Bunun dışında barakalarımızın yıkımı konusunda örgütlendik.Özellikle Melih Gökçekin baskıları,bir zamanlar atık kağıt işçileri için Kaçak çöp avcıları diye adlandırmıştı  bizleri.Bizler çok iyi biliyoruz ki asıl  kaçakçılar onlardır.Bizlerin vergilerini çöp vergisi adı altında alıp sokakta çöp toplayan  insanları da dışlayarak,sindirerek kendi çarklarını döndürmek istiyorlar.Biz de buna örgütlenerek izin vermeyeceğimizi vurguluyoruz.Derneğimizin asıl amacı budur.Türk,Kürt,Romen işçilerini kapsadık şimdiye değin.Bu noktada alanımızı daha da genişletmek istiyoruz  sokak emekçleriyle beraber.Çünkü ortak noktalarımızı var Zabıta gibi ekmek gibi.Bu noktada eylem birlikteliği yürütüyoruz bu 1 Mayısta sokak sanatçılarıyla buluşma gibi bir isteğimiz var.Bağımsız akademisyen arkadaşlar bizimle yürüme kararı aldılar.

 

-Atık Kağıt/Geri dönüşüm işçileri olarak nerelerde yer aldınız? Toplumdan ya da Devlet eliyle bir takım baskılar görüyor musunuz? Burjuva Medyasının bakışı nedir?

Mazlum Çelik: Atık kağıt işçileri olarak 1  Mayıslarda,Nato sürecinde,Doktorların beyaz eyleminde,12 Eylül mitinglerinde yer aldık.Sokakta sadece el arabasıyla yürüyen kağıt işçisi değil de sorgulayan bir kağıt işçisi  yaratmak istiyoruz.Bu çerçevede sosyalizm noktasında tartışıyoruz,emek/sermaye çelişkisini kendi içimizde tartışıyoruz.Politik bir kağıt işçisi tabanı yaratmak için uğraşımız.

Elbette devlet destekli baskılar görüyor ve yargılanıyoruz.Polis ,Zabıta baskılarıyla.Geçtiğimiz 1 Mayısta alana el arabalarımızla girmeye çalıştığımızda polis izin vermemişti.Neden giremeyiz,sokakları el arabalarımızla toplarken neden bugün bu 1 Mayıs alanına bu şekilde giremiyoruz dediğimizde,giremezsiniz ne var bu el arabanızın içinde şeklinde tepkiler aldık.2010 1 Mayısında bu olaydan sonra 7 arkadaşımız gözaltına alındı. Elbette biz devletin bizim örgütlenmemizden korkutuğunu biliyoruz bunun nedeni de devletin kirli yüzünü kendi taşeronlarına toplatmak istemesidir.Ankarada bir kağıt işçisinin ergenekonun kirli silahları çöpten bulmuştu.Çöplerden sadece devletin kirli silahları değil kirli belgeleri de çıkıyor.Onun için bunu kendi insanlarıyla yapmak istiyorlar devletin kirliliği çıkarsa da üstünü örtmek istiyorlar.Bizler yıllarca acılarını çektiğimiz bu yaptığımız işin eğer sektörleşecekse  bu sektörün sahibi de asıl atık kağıt işçileridir diyoruz.

Ana akım medya son olarak Fotoğrafçı Sarai Sierra katliamını, atık kağıt işçilerine yıkmak istedi.Aslında şunu yaratmak istiyorlar; sokaklardaki kağıt toplayacısı insanları,potansiyel katil,tinerci,balici olarak göstermek istiyorlar.Bizler bunlara karşı örgütlenme gayreti içersindeyiz.Bizler atık kağıt işçilerinin görünürlülüğüne arttırmak için mücadele veriyoruz.Anlatmak istediklerimizi Tiyatro-Geridönüşüm yoluyla 1 Mayıstan sonra sokaklarda  yapmayı planlıyoruz.

 

 

SPOT: Çuvallardan sanat yaratmak içindir uğraşımız.

 

Tiyatro Geri-dönüşüm olarak neler yaptığınız,yapacağınız etkinlikler nelerdir?

 

Reşo ATALAY: Tiyatro yapmaya karar vermemizin altında;geri dönüşüm işçilerinin sesi olmak için sistemin ötekileştirdiği,yok saydığı insanların sesi olmak için,politik ve estetik anlamda sokakta sesimizi çıkarmak için karar verdik.Tiyatro yapmaya karar verdiğimizde Yenikapı tiyatrosu bize destek oldu. Çuvallardan sanat yaratmak içindir uğraşımız.

 

2009 yılındaki Tekel direnişinde bir oyun oynadık el arabalarımızla tekel çadırında.’’Çöpten adam çıktı’’ adlı oyunumuzla orada sahne aldık.Bu ilk oyunumuzdu.Atık kağıt işçilerinin yaşamlarını anlatan bir oyundu bu.’’Neler bulmadık ki çöplerden bir anlatsak eller,kafalar,kollar..Ne gariptir ki garip garipoğulları bulunamamıştır’’.Gerçekten de oyunuda geçen bu sözümüzle burjuvazinin ölümleri aydınlatılır ancak çöpte geçen bir yaşamın ölüsü bulunamaz.Bu oyunumuz sırasında tekel direnişçileri bizleri çok iyi karşıladıları.Tekel işçileri yıllar sonra bizle ilgili olarak ‘’tekel işçileri çadırında unutamadığımız bir kitle vardı.Atık Kağıt işçileriydi demişler.Çok sevindik.Bizlerin el arabalarını üzerinde tekel işçileri mum yaktı.Biz onlara bir ışık verdik onlarda bizden bir ışık aldı.

Ankara’da korsakof hastalarınını (Ölüm orucu gazileri) gecesine katıldık.Oraya katılırken bizim şiarımızda ‘’Onurlu bir halkın çöpçüleriyiz’’di.

Kot taşlama işçileri direnişinde yer aldık.Bu insanlar gündüzleri kot taşlama işçisi geceleriyse atık kağıt işçisi.Aslında acılarımız hepimizin aynı.Tekel direnişi,atık kağıt işçileri,kot taşlama işçileri..

1 Mayıs’tan sonra Ankara İskitler’de  ATIK KAĞIT İŞÇİLERİYLE DAYANIŞMA GECESİ düzenleyeceğiz.Şu an kesinleşmiş olarak KUTUPYILDIZI GRUBU gelecek gecemize.Atık kağıt işçilerinin zamanla müzik topluluğu da oluşmaya başladı.Aynı zaman da atık kağıt işçiler İzmir’de de dernekleşme süreci içerisinde.

Yorum Yap!