Gözaltında …

Yüzüncüyıl’da eylemlerken iki kişi geldi, ve anlatmaya başladı.

“2-3 gün önce gözaltına alındık. Kızılay AVMde mahsur kaldık ve polis çok sert söylemle geldi. Ancak Çevikle tartışmadık, sustuk ve şiddet gören pek olmadı.
Sonra Otobüslerle il emniyet müdürlüğüne götürüldük. Orda uzun uzun bekletip, sırayla üstümüzü arayıp cep telefonlarımıza el konuldu. Cep telefonlarımızı daha sonra da alamadık çünkü mahkeme dijital bilgileri incelemek üzere el koydu herkesinkine. El koyman önce, ben de bir çok insan gibi sim kartı ve hafıza kartını (SD kart) dişimle minik parçalara ayırdım ve telefonu da bulamayacakları bir çöpe attım emniyetin içinde, tuvalete vs. giderken. Iyi yapmışım
Bizi prosedür icabı hastaneye götürüp muayene ettiler (1 dakkikalık alkol, darp var mı soruyorlar sadece).
Erkekler ve kadınları ayırdılar. Biz akıl hastasıyız bizi ayırmayın kriz geçirirsek çok kötü olur dedik. Biz insanız dediler ve bizi bir arada tuttular. 35 eylem çiçeği güzelliğinde kadınla aynı nezarete aldılar. Herkes çok korkuyordu ve bir daha asla diyordu 3-5 kişi dışındakiler. İçerde işkence görmedik, dayak yok, tartışmazsan kaba söz duymazsın, duyarsan niye hakaret ediyon diyince susuyorlar. İnkar edip biz yapmadık, biz bakmaya geldik demek lazım. 3-5 marjinalle bizi bir tutmayın dedik, sustular. Sigara ve çay da dahil her şeyi aldık tatlı dille. İfademizi verirken polis yardımcı bile oldu, çünkü güzel davrandık ve ikna ettik biz olmadığımıza, attıkları yemleri yemedik, inandılar.
Gelelim korkanlara: kormak çok doğal. Ama inanın gerek yok. 35 kadınla 1 erkek olarak aynı koğuştaydım. Herkesi topladık gökçeyle. Gözaltı anılarımızı anlattık. Rahatladılar çünkü artık Ankara il emniyette işkence yok, avrupa insan hakları mahkemesi sikertiyo ve işten atılıyorlar. Rahatladılar. Dedik ki “burda bizi onlarca saat beklettikleri için, içimizden düşünürsek umutsuzluğa kapılıp, paranoya yapıp, sacmalayabiliriz.” O Yüzden aramızda esprili konuşalım, destek olalım dedik. Bu çok işe yarıyor. İçerde işkence, dayak yok, avukat ordusu bizi savunuyor, çok güvendeyiz. İnsanlar 2 günün sonunda hemen tekrar alanlara dediler, oysa ilk başta pes etmişlerdi. Beraberlik ve kopmamak çok işe yaradı. Dedik ki burda 2000 gözaltında insan varsa dışarda 100binler var, nöbetleşe gözaltına alınıp, çıkınca devam ederiz, çünkü nezarethane kapasitesi sınırlı ve hepimizi alamazlar.
Bize 3 kez gözaltından serbest bırakılma kağıdı imzalattılar, sonra tekrar gözalına aldılar, bırakmadan. En sonuncuda ben ve gökçe kriz geçiriyor gibi yapıp, daha önce kafaladığımız bir memurun amirini ve savcıyı çiğneyerek bizi serbest bırakmasını sağladık.
Polis korkutuyo istesek herkesi indiririz, alırız diye ama asıl onlar korkuyo ve çok yoruldular.
Alanlara tekrar gelince gözaltının etkisi sizi güçlendirmek olmuş ve gerçekten övünmeniz gereken bir hikayeniz olmuş oluyor sadece. Şiddet görmemek mümkün, takiye yapın. sevgiyle kalın”

Yorum Yap!