ÇHD’den Basın Açıklaması

“ÇHD’nin yanındayız, çünkü “

BASINA VE KAMUOYUNA

18 Ocak Cuma günü sabaha karşı ÇHD Genel Merkezi’ne, Ankara ve İstanbul Şubeleri’ne, dernek üyesi olan meslektaşlarımızın ev bürolarına baskınlar yapılmış ve Genel Başkanımız Av. Selçuk Kozağaçlı, İstanbul Şube Başkanımız, Av.Taylan Tanay, İstanbul Şube Sekreterimiz Av.Güçlü Sevimli, İstanbul Şube üyeleri Av.Ebru Timtik, Av.Barkın Timtik ,Av.Naciye DEMİR, Av.Günay DAĞ, Av.Şükriye Erden ve Ankara Şube üyesi Betül Vangölü Kozağaçlı keyfi ve hukuksuz bir biçimde tutuklanmıştır.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yapmış olduğu açıklamada derneklerin 15 kapısı olduğunu, hukuksuzluklar varsa görevli makamların bu iddiaları inceleyeceğini ve mesleki faaliyetlerinden dolayı meslektaşlarımızın tutuklanmadığını ifade etmiştir.

Öncelikle belirtmekte fayda vardır ki, kolluk tarafından basılan derneklerimizin tek bir kapısı vardır ve derneklerimiz tüm üyelerimize, tüm öğrencilere, yoksullara, işçilere ezcümle tüm ezilenlere ve sömürülenlere açıktır. Derneğimiz, tüzüğü çerçevesinde çalışmalar yürüten, faaliyetleri ve takip ettiği işkence, yargısız infaz, katliam dosyalarıyla, “imdat polis” hattıyla kapılar ardına saklanmayacak kadar açıklıkla kamuoyunun gözünün önünde olduğu için meslektaşlarımızı tutuklanmış, derneğimiz talan edilmiş ve Emniyet Müdürlüğü sayısı gittikçe artan “kapı” düzmeceleriyle yapılan baskınlara kılıf hazırlamıştır.

Tutuklanan meslektaşlarımıza ise savcılık ve sorgu aşamalarında sorulan sorular ise; vekil-müvekkil ilişkisi çerçevesinde gerçekleştirilen cezaevi görüşmeleri, Kolluk Birimlerinde müvekkillerine “susma hakkı”nı hatırlatmaları, Engin Çeber davasını takip etmeleri, Adli Tıp Kurumundan aldıkları müvekkillerinin cenazeleri, aldıkları dava türleri, yürüttükleri davaların istatistik verileri, susma hakkını kullanan müvekkillerinin sayıları, ÇHD hak ihlalleri raporları sorulmuş, 10-15 yıl öncesi tarihi taşıyan ve nereden geldiği belli olmayan, word belgesi niteliğinde olup müdahaleye açık olan bilgisayar çıktıları delil olarak gösterilmiştir. Tüm bu sorular meslektaşlarımızın “mesleki” faaliyetlerinden ötürü tutuklandığının açık göstergesidir.

Siyasi iktidara göre mesleki faaliyetlerinden ötürü tutuklanan “GAZETECİ” yoktur, “AVUKAT” yoktur. Oysaki tutuklanan gazeteci ve avukatların dava dosyaları, siyasi iktidarı, tarih nezdinde mahkum ettirecek en güçlü silahtır.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ unutmamalıdır ki, mesleki faaliyetleri ve müvekkilleri nedeniyle tutuklanan meslektaşlarımızı ve Çağdaş Hukukçular Derneği’ni baskılar ve tutuklamalar sindiremeyecek, korkutamayacaktır.

Çağdaş Hukukçular Derneği, 1974 yılından bu yana kesintisiz olarak toplumsal muhalefetin odağı olmuştur ve olmaya devam edecektir. ÇHD, tutuklu meslektaşlarımızın onurlu duruşundan devraldığı bayrağı yükseltmeye bugün daha da kararlıdır.

1974’den beri susmadık, bundan sonrada asla susmayacağız.

Saygılarımızla, haklılığımızın bilinciyle,

Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi

 

Yorum Yap!