tayfun gönül

Türkiye’nin ilk vicdani retçisi Tayfun Gönül hayatını kaybetti

‎”Beni zorla askere alabilirler. Saçlarımı ke­sip elbise giydirebilirler. Ama hiçbir zaman emredersiniz komutanım dedirtemezler. Elime silah verip al bir düşman diye karşım­daki insanları öldürtemezler. Selam verdirtemezler. Yapabilecekleri en fazla şey, beni öldürmek.”

“Birisinin bana emir vermesine çok tepki duyuyorum. Aynı şekilde başka birine bir şey emretmeye de çok zorlanıyorum. Gar­sondan çay istemeye bile.”

Türkiye’nin ilk vicdani retçisi Tayfun Gönül geçirdiği kalp krizi sonucu 54 yaşında hayatını kaybetti. Gönül ile Sokak dergisinde çalışan gazeteci Tuğrul Eryılmaz: “Tayfun tavizsiz biri olmasına karşın tavizsizliğini kavgacı değil son derece yumuşak bir üslupla gösterirdi. Türkiye’de zorunlu askerlik ve militarizme karşı bilinç tohumlarını o attı.” dedi.

Aynı zamanda doktor olan Tayfun Gönül, doktorluk yapmamasının nedenini 1990’da Sokak Dergisi’ne verdiği röportajda şu sözlerle özetlemişti:

“Zaten bütün kurumlar oluşurken, iç işleyişlerinde kışla yönetmeliklerini örnek almışlar. Okul, hastane de buna dahil. Bunun en be­lirgin göstergelerinden biri beyaz önlüktür. Üniforma her yerde aynı işlevi görür, insan­ları tek tipleştirmek, kişiliksizleştirmek, salt işlevini yapan robotlar haline dönüştür­mek. Bana göre üniformanın rengi önemli değil. Haki ya da beyaz olabilir.”

1980’li yıllarda Sokak dergisinde Tayfun Gönül ile birlikte çalışan gazeteci Tuğrul Eryılmaz Gönül’le ilgili şunları söyledi: “Tayfun son derece enteresan bir kişilikti. 1988-1989 döneminde kafayı askerliğe takmıştı. Onun sayesinde bizim de ufkumuz açıldı ve birlikte “Zorunlu askerliğe hayır” kampanyası başlattık.”

“Kampanyayı başlatır başlatmaz hakkımızda ‘Halkı askerlikten soğutmak’ suçlamasıyla dava açıldı. O dönem dava süresince birlikte Sultanahmet Adliyesi’ne gittik, geldik.”
“Hatta bizim kampanyamızı Güneş gazetesi manşet yaptığı için, o dönem Güneş’in başında olan Metin Münir de bizimle yargılanıyordu.”

“Tayfun tavizsiz biri olmasına karşın tavizsizliğini kavgacı değil son derece yumuşak bir üslupla gösterirdi. Türkiye’de zorunlu askerlik ve militarizme karşı bilinç tohumlarını o attı.”

Hayati tehlikeyi atlattıktan sonra hastanede yatmaya devam etmesine rağmen 15 Mayıs’ta Dünya Vicdani Retçiler Günü etkinliklerine hastaneden çıkarılarak kısa süreliğine katılan Gönül, yaptığı konuşmada medyanın kullandığı nefret dilini eleştirmiş ve gerek Türk gerekse de Kürt yayın organlarının “şehit” gibi dini terminolojiden kavramlar kullandığını belirterek “Herhangi bir politik-ideolojik angajmana sıkışmadan tüm kesimlerin ‘bayrak’, ‘şehit’ edebiyatından vazgeçmesi gerekiyor. Ancak mevcut milliyetçi dilin altından nasıl kalkacağız bilmiyorum” demişti.

Haber: http://www.agos.com.tr/turkiyenin-ilk-vicdani-retcisi-tayfun-gonul-hayatini-kaybetti-2174.html ‘den kısaltılarak alındı.

Yorum Yap!