Dikmen Vadisi, terörist yuvası!

Melih Gökçek, 6 yıldır başa çıkamadığı Dikmen Vadisi halkını karalamak için kah belediye bültenlerini kah AKP medyasının güzide kanallarını kullanıyor. Gökçek, son olarak Kanaltürk’te kahve muhabbetini andıran bir programda, spiker ile kafa kafaya verip Dikmen Vadisi’ndeki “yasadışı örgütler”den söz etti. Vadililer de Gökçek’i “mahçup etmemek için” terör örgütlerini, terörist faaliyetlerini anlattı

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, 15 Ocak pazar günü Kanaltürk’te katıldığı canlı yayında, barınma hakkı için mücadele eden Dikmen Vadisi halkını karalamaya yönelik iddialarda bulundu. Gökçek’e ve hık deyicisi Kanaltürk spikerine göre, Dikmen Vadisi’nde yasadışı örgütler varmış! “Sayın Gökçek’i mahçup etmeyelim, kendimizi ihbar edelim dedik…” diyen Vadililer, dikmenvadisi.org’da bir açıklama yayımladılar.

Dikmen Vadisi Halkın adına yayımlanan açıklama şöyle:

“Ne yazık ki adaletin, bu ülkede yoksulun, emekçinin hakkını hukukunu gözetmediğini bilip yaşayanlardanız. Hakkını arayan her kim varsa; öğrencisinden sanatçısına, gazetecisinden bilim insanına; hep ‘terörist’, ‘örgüt üyesi’ diye yargılandığını duyup duruyoruz.

“O yüzden gelsin savcılar, polisler; her birimizi de gözaltına alıp, yasadışı örgüt üyesi olarak içeri tıksınlar. Gökçek’i yalancı, iftiracı çıkarmasınlar!

“Onlara yardımcı olmak, işlerini kolaylaştırmak adına ‘yasadışı örgütümüz’ ile ilgili bilgileri de burada alenen paylaşalım istedik;

“Örgütün adı; Henüz bir adı yok ama olsun hemen koyarız. Bizi bilip tayınlar ise bize ‘Dikmen Vadisi Halkı’ derler, kurumsal merkezimiz ise vadide imece usulü kurduğumuz ‘Barınma Hakkı Bürosu’dur.

“Örgütün amblemi/işareti; Bunu da akıl edemedik bu zamana kadar, bir şeyler buluruz artık.

“Örgütün kuruluş tarihi; Belediyenin kentsel dönüşüm projesinin ve yıkım tehditlerinin başladığı 2006 yılı Şubat ayı itibariyle biz de evimizi, yuvamızı savunmaya, barınma hakkımızı ve insanca yaşam özlemimizi dile getirmeye başladık. Bu tarihi dikkate alınız.

“Örgütün kurucusu; Valla vadide yaşayan hepimiz kuruverdik, ilk kim kurdu bilmiyoruz, aynı anda oldu gibi. Ancak vadide yaşayan kadınlar daha fazla emek verdi, daha fazla önderlik yaptı bu işe, onu diyelim.

“Örgütün yöneticileri; Hepimiz yönetiriz, herkesin eşit ve doğrudan söz ve oy hakkı vardır. Her Cumartesi akşam saatlerinde vadide Barınma Hakkı Bürosu’nda toplanır, gündemdeki mevzuları konuşur, oylayıp karar alırız. Kadın, çocuk, genç, yaşlı; herkesin eşit ve doğrudan katılımı olur. Tabii yaşlılarımızdan biri, toplantılarda düzen olsun diye bazen toplantıyı yönetip, söz verir. Genelde bu işi Tarık abimiz yapar (resimde uzun sakallı olan). Çünkü eğer biri toplantıyı yönetmezse, her birimiz diğerini dinlemeden konuşuyor, toplantı çok uzuyor. Ancak bazen de Tarık abi çok konuşuyor, diğer yaşlılar toplantıda uyuklamaya başlıyor. Yine yaşlılarımız, zaman zaman görüşmelerde, basın açıklamalarında bizim adımıza konuşur. Ama vadide bizi kimse yönetmez, yönetemez. Akıllandık artık, bugüne kadar bu ülke halkının başına ne geldiyse, yönetenlerden gelmedi mi?

“Örgütün üye sayısı; Kesin bir sayım yapmadık henüz ama vadide evini, yuvasını savunan 500-600 kadar haneyiz. Her hanede çoluk çocuk ortalama 4 kişi olsa, 2 binden fazla insan eder.

“Örgütün amacı; Evimiz yuvamız yıkılmasın, çoluk çocuk sokakta kalmayalım, barınma hakkımız gözetilsin, insanca yaşam özlemimiz gerçek olsun. Cumhuriyet, gerçekten ve öncelikle kimsesizlerin Cumhuriyeti olsun.

“Örgütün gelir kaynakları; Herkes ne verirse artık, kendi aramızda sık sık para toplarız. Dava masrafları, avukat masrafları, Barınma Hakkı Bürosu’nun çay, elektrik vb. giderleri, basın açıklamalarına eylemlere toplu gidişlerde ulaşım masrafları vb. için imece yaparız. Örgütümüzün en zayıf tarafı budur, yoksul olduğumuz için sağa sola borcumuz da çoktur.

“Örgütün illegal yapıları; Bir çocuk koromuz var, bir tiyatro topluluğumuz var, gençlerin kurduğu bir futbol takımı var, vadideki kadınlar da arada bir kendi aralarında toplanıp, kermes falan yaparlar. Belediye mahallemize hizmet sunmadığından; kış aylarında yollarımızı açmak için kar küreme ekipleri kurarız, bazen patlayan su borularını onarım ekipleri toplarız. Yaz aylarında ağaç fidesi ve meyve-sebze dikip eken ekiplerimiz var. Haa bir de yaşlılardan bir ekip hemen her gün Barınma Hakkı Bürosu salonunda okey, tavla falan oynuyor, soruşturulmasında fayda olabilir. Başka bir şey kuramadık ama savcılar söylesin, kurarız.

“Örgütün legal uzantıları; Valla bizi bilen, tanıyan ve haklı mücadelemize omuz veren dernekler, meslek örgütleri, sendikalar, siyasi partiler, aydınlar, sanatçılar, milletvekilleri falan var, eğer kabul ederseniz. Davalarımıza gönüllü bakan avukatlar var sonra, ama hiç dava kazanamıyorlar.

“Örgütün yayın organları; Web sitemiz var, mücadelemize gönüllü destek veren kişiler sağ olsun imece usulü kurdular. Bir e-posta hesabımız, bir de twitter hesabımız var. Unutmadan, bir de telefon bağlattık büroya. Para toplayabilirsek bazen bildiri, afiş bastırıp dağıtırız. Bir de Barınma Hakkı Bürosu’nda bir sabit anons cihazı var, sık sık arıza yapar ama çalıştığı zamanlarda genelde toplantıları duyurmakta kullanırız. Bazen de radyoda güzel bir türkü çıkarsa bu anons cihazı ile vadiye dinletiriz. Bunun dışında, Gökçek’in katıldığı ve hakkımızda yalan yanlış konuştuğu televizyon programlarına evlerden telefon açarız, ancak yayına bir türlü bağlamazlar bizi.

“Örgütün yaptığı eylemler; Saymakla bitmez, ne de olsa 6 yıl oldu, gazeteleri tararsanız bulursunuz. Belediye önünde sayısını unuttuğumuz kadar basın açıklamaları yaptık, yürüyüşler yaptık, oturma eylemleri yaptık. Yaz aylarında konserler, film ve tiyatro gösterileri yaptık. Hemen her yaz “Festivadi” adlı bir kültür-sanat festivali düzenleriz. Her yaz gençlerimizin düğünleri, nişanları olur. Vadide bir çocuk parkı, bir de futbol sahası yaptık. Bir anfi tiyatro yapmak üzereyiz. Ziraat Fakültesi’nde okuyan gençlerle birlikte bir tarla yapıp ektik, maalesef kargalar ürünün çoğunu yedi. Bir kümes yaptık sonra, bir horozumuz, bir düzine de tavuğumuz var. Yalnız horoz kayıp, içimizden birinin kesip yediğinden şüphelenmekteyiz; lütfen bu husus da ayrıca soruşturulsun. Vadide ağaçlandırma kampanyası yaptık, binlerce meşe palamudu ve çam fidesi ekip diktik. Çocuklar için eğitime destek kursları var, müzik ve tiyatro kursları yaparız. Okuma yazma bilmeyen kadınlar için okuma yazma kursu yaptık. Vadide gönüllü sağlıkçıların katkısı ile sağlık taramaları yaptık. Birkaç yıl önce bizim gibi direnen gecekondu mahallelerine toplu ziyaretler yapmıştık. Davet edildiğimiz panellere, konferanslara katıldık; ODTÜ’ye, Karaburun’a gittik. Geceleri ateşler yaktık, bir kısmı öylesine ısınmak için ama çoğu yıkım zamanları nöbet tutarken, yeri geldi barikatlar kurup evimizi savunduk.

“Örgüt hakkında açılan davalar, yapılan adli işlemler; 1 Şubat 2007’de büyük bir yıkım saldırısı olmuştu, o gün gözaltına alınanlarımız hakkında polise mukavemet edip, belediyeye ait kepçelerin camlarını taş atarak kırdık diye ceza davası açıldı. İçimizden 17 kişi mahkum olup ceza almıştı. Dosyası avukatlarımızdadır. Bu davadan sonra ayrıca bize tazminat davası da açıldı, kırdığımız camların parası olsa gerek 2 bin TL gibi bir para ödedik. Sonra mahallenin telefonları kesilmişti, telefonu niye kestiniz diye Telekom’a giden bir abimiz memurla tartışınca ona da dava açıldı, ceza aldı. Bir ara muhtar vadiyi satınca, onunla da husumet doğdu, davalık olduk, yine birimize ceza çıktı. Tarık abi hakkında da süren davalar var; Gökçek, beni tehdit etti diye bir ceza davası, bir de 10 bin TL’lik tazminat davası açmış. Onun dışında hemen hepimiz hakkında kredi kartı borcu, telefon borcu, elektrik-su borcu, vergi borcu, zamanında aldığımız mobilya-buzdolabı borcu vb. nedenlerle açılmış alacak davaları ve icra takipleri bulunmaktadır. Hemen her banka, cep telefonu şirketi, beyaz eşya bayii, elektrik şirketi vb. ile davalık durumdayız. Doğru dürüst bir işimiz ve gelirimiz olsa ödeyeceğiz, bir kısmımız da taksit taksit ödemektedir zaten borcunu. Bizim açtığımız da bir sürü dava var; kentsel dönüşüm projesine, yıkım işlemlerine, Gökçek’in tehdit ve hakaretlerine vb. karşı bir sürü dava açtık, suç duyurusu yaptık. Bütün bu davaları avukatlarımızdan öğrenebilirsiniz, ama nedense onlar hiç dava kazanamıyorlar. Bu husus da ayrıca soruşturulsun isteriz.”

Sendika.Org ve dikmenvadisi.org 'un haberi.

Yorum Yap!