Film seyrederek değil kitap okuyarak film yaparsınız.

Eskiden kitap okuyorduk şimdi sinema izliyoruz. Önceden kitap rafları vardı şimdi DVD rafları. Sinemanın iktidarından bahsedeceğimiz zamanlara mı geldik? Gücü değil de bir iktidarı olduğu kesin sinemanın. İktidar sahibi her zaman güçlü olmayabilir. Ben sinemanın henüz dünkü çocuk olduğunu düşünüyorum. Daha yüz senelik bir mevzu. Sadece iki tane kıytırık dünya savaşı gördü, başka da bir şey görmedi. Sinema modern paradigmanın evladıdır ve modern paradigma sonrası yeni geçeceğimiz paradigmal duruma sinemanın ne cevap vereceğini bilmiyoruz. Şiir on bin senedir var. Sınandı, sınandı, sınandı… sınanarak geldi. Müzik de öyle… Elektrikler kesildiği zaman temasımızın kesildiği bir şeyin ontolojik olarak insana ne kadar yakın olduğuyla ilgili çok ciddi şüphelerim var. Diyelim ki İstanbul bombalandı, deprem oldu, yıkıldı. Ertesi sabah uyandığımızda şiir yazabilir ama film yapamayız. Sinema dediğimiz şey bizden bu kadar uzak. Temelinde bu kadar yoğun paranın gerektiği bir şeyin insan duygusuna yakınlığıyla ilgili ciddi şüphelerim var. Sinemanın kendisiyle ilgili çok büyük şüphelerim var. İnsanlara hep aynı şeyi söylüyorum bugünlerde; film seyrederek film yapamazsınız, kitap okuyarak yaparsınız. Şiddetli bir şekilde kitaba dönmemiz lazım. İnsanın kitap okurkenki formuyla film seyrederkenki formu bile farklı. Kitabı dimdik okurum, film seyrederken yayıla yayıla. Kitap insanı toparlar. Kitap okumak için “edepli” bir form alırsın. Film seyretmek kolaydır, kitap okumak zordur. Demek ki kitap okumak önemli. Hatta sinemaseverlere şunu demek istiyorum; sıkıyorsa kitap okuyun!

 

onurünlü*

http://www.evrensel.net/news.php?id=17833 den alıntılandı.

Yorum Yap!