Dikmen vadisi halkı dayanışma nöbetine çağırıyor

Dikmen vadisi halkı dayanışma nöbetine çağırıyor

Dikmen Vadisi Halkı bugün bir basın toplantısı düzenleyerek, Ankara Büyük Şehir belediyesinin yıkım planlarını kamuoyuna açıkladı. Belediyenin Pazartesi günü mahallelerini yıkacağı bilgisini alan Vadi Halkı
Pazartesi sabah saat 9.00 da tüm dostlarını Dikmen Vadisinde dayanışma nöbetine Çağırıyor.

12.11.2011

Bizler Dikmen Vadisi halkıyız,

Bizi artık iyi tanıyor olmalısınız. Yoksuluz, emekçiyiz. Alınterimizle çalışıp hayatımızı kazanıyoruz. Erkeklerimiz garson, odacı, kapıcı, inşaat işçisi… Kadınlarımızın çoğunluğu ya kendi evinde ya da başkalarının evinde temizlikçi, ev işçisi… Çocuklarımız, gençlerimiz…

Yine bir haber aldık. Pazartesi günü evlerimizi yıkmak üzere belediyenin büyük bir saldırı planı yaptığını öğrendik. Yoksul hayatlarımızın üzerine bu haber bir karabasan gibi çöktü.

Bizler ne villa ne saray istedik. Başımızı sokacak bir ev ve insanca bir yaşamdı tek dileğimiz. İşte bunun için altı yıldır onurumuzla mücadele ettik. Evimize, mahallemize, kentimize sahip çıktık.

Bu ilk değil. Daha öncede yıkım saldırılarına maruz kaldık. 01 Şubat 2007 günü binlerce polis, zabıta; sabahın erken saatlerinde mahallemizi kuşattı, evlerimizi yıkmak için saldırdı. O gün, çocuklarımız okula, bizler işe gidemedik. O gün, bütün hayatımız ve umutlarımız, belediye dozerlerinin ve polis panzerlerinin altında ezilip yok edilmek istendi. O gün, polisin gaz bombaları, cop darbeleri ile yaralandık, gencimiz yaşlımız itilip kakıldı. O gün, evsiz kalmanın, sokağa atılmanın ne demek olduğunu anladık.

Yoksul mahallemizde yıllardır bizi unutmuş olan; bize yol, su, elektrik, toplu ulaşım, çocuk parkı, spor sahası, sağlık ocağı, okul vermeyi unutmuş olan devletin nihayet bizi hatırladığını, fark ettiğini gördük. Ancak devletin, biz yurttaşlarına zulüm ve yıkım sunduğuna tanık olduk.

Çünkü, yuva kurup yıllardır barındığımız, çocuklarımızı büyütüp onurumuzla yaşadığımız bu topraklar, şimdi “kentsel dönüşüm projesi” adıyla sermayeye peşkeş çekilmek isteniyordu. Bir avuç varlıklı kesimin yaşayacağı lüks konutların yapılıp satılması için, birilerinin cebini kasasını doldurması için bizim gecekonduların yıkılması gerekiyordu.

Felaketi fırsata çevirmek istiyorlar !

Başbakan Tayyip Erdoğan, Van depreminden sonra “kentsel dönüşümlere hız vereceklerini, bedeli ne olursa olsun kentsel dönüşümleri yapacaklarını” ilan etti. Belli ki Ankara’nın beyi mesajı almış.

Ülkemizde depremlerle yıkılan yüksek katlı binaları, aç gözlü müteahhitlerin yaptığı ve sorumsuz rantçı belediye başkanlarının yaptırdığı gerçeğini örtbas etmeye çalıştılar. Bizlerin briketten, kerpiçten yapılmış yoksul evlerimizi yıkmak için felaketi bile fırsata çevirmek istiyorlar.

Biz hep diyalog ve çözüm arayışında olduk !

Kamuoyunun bilmediği başkaca bir gerçeği de burada açıklamak istiyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in bayramdan önce mahallemize gönderdiği heyet; uzlaşmak istediklerini, müzakere ile sorunları çözmek istediklerini söyledi. Altı yıl sonra ilk kez gerçekleşen ve bizi umutlandıran bu görüşme, karşılıklı iyi niyet temennileri ile geçmişti. Bayramdan sonra görüşmelerin devam edeceği bizzat kendileri tarafından söylendi.

Ancak, Melih Gökçek, perşembe günü yapılan belediye meclis toplantısında haftaya Dikmen Vadisi’ni yıkacağını ilan etmiştir.

Melih Gökçek’in mahallemize gönderdiği uzlaşma heyetinin ucuz bir savaş taktiği olduğu ortaya çıkmıştır. Bizimle çözüm için müzakereler yürütürken, bir yandan da yıkım için büyük bir hazırlığı sürdürdüğü anlaşılmıştır.

Halkı dinlemek, halkın ekonomik-sosyal gerçekliğini, halkın taleplerini dikkate almak yerine; yıkım ve şiddet ile sorunu çözme yöntemi, sadece basiretsiz, yağmacı, halk düşmanı siyasetçilerin yöntemi olabilir.

Halkın barınma hakkı var !

Bizler, çok şey değil, barınma hakkımızın tanınmasını, insanca yaşabileceğimiz konut hakkımızın verilmesini istiyoruz.

Gidecek hiçbir yerimiz, hayatta kalmak için bir başka çaremiz yok. Gerçekte yıkılan evler değil, yaşamlar olacak.

Evlerimizi yıkıp bizi sokağa atmak isteyen hükümet, belediye başkanı, vali gerçekte yaşamımıza son vermeye yöneliyor.

Yıkım demek, bizim için ölüm demek. Yaşamımızı savunacağız…

 

 

 

Yorum Yap!